“Bir Türk çiftçisi olarak MF’ye ayrı bir tutkumuz var!”

04 Mayıs 2020 Pazartesi - 09:15
Kategori: Haber

PAYLAŞ

Kırklareli'nin Lüleburgaz İlçesine bağlı Sakızköy’de kuru ve sulu tarım yapan Karaca Tarım, sahip olduğu güçlü makine parkıyla bölgesinde tarımsal müteahhitlik, bilgi ve tecrübesiyle de çiftçilere danışmanlık hizmeti sunuyor. Tarımsal üretimde verimliliğini artırmak için faaliyetlerindeki iş gücünü azaltıp mekanizasyona yönelen işletme, Massey Ferguson’un 100-180 beygir arasındaki traktörleri, biçerdöveri ve balya makinesi ile tarımsal faaliyetleri daha kolay hale getiriyor. Profi Traktör Türkiye olarak 3 bin dönümlük bir araziye sahip olan Karaca Tarım’ı ziyaret ettik ve İşletmenin Yöneticisi Ziraat Mühendisi Cem Karaca ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Cem Karaca - İşletme Yöneticisi

Cem Bey, sizi tanıyabilir miyiz?

Ziraat mühendisiyim. Özel sektörde bir gıda firmasında üretim müdürlüğü yaptım. Daha sonra büyüklerimiz aile işletmemiz olan Karaca Tarım’ın başına geçmemi istemesiyle, tarım işletmemizin yöneticiliğini üstlendim. Yaklaşık 12 yıldır çiftçilik yapıyorum ve işletmemizin yöneticiliğini yürütüyorum.

Karaca Tarım ne zaman kuruldu ve faaliyetleri nelerdir?

Karaca Tarım, uzun yıllar önce aile büyüklerimiz tarafından kuruldu ve günümüze kadar aralıksız olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Tabi ilk kurulduğu yıllarda daha çok geleneksel yöntemlerle hareket eden çiftliğimiz, 2008 yılından itibaren profesyonel bir işletme haline dönüştü. Şu anda sulu ve kuru tarım üretimi yapıyoruz. Ziraat mühendisi olduğum için bölgedeki çiftçilerimize danışmanlık hizmeti de veriyorum. Onun haricinde sahip olduğumuz güçlü makine parkı sayesinde müteahhitlik hizmetleri de yürütüyoruz.

 

Sulu ve kuru tarımda neler üretiyorsunuz? Bize bir sezonda gerçekleştirdiğiniz işleri kısaca özetler misiniz?

Yaklaşık 3 bin dönümlük arazimizde buğday, ayçiçek, mısır ve kanola üretiyoruz. Üretim miktarlarımız yıllara göre farklılık gösteriyor ama arazimizden yıllık ortalama bin ton buğday ve 250 ton ayçiçeği alıyoruz. Sezonda yaptığımız işlerden kısaca bahsedecek olursam; hasadı tamamladıktan sonra yeni sezon için öncelikle sahip olduğumuz traktör ve tarım ekipmanlarıyla toprak hazırlığına başlıyoruz. Toprağı hazırladıktan sonra işliyoruz, inceltiyoruz ve arazimize gübre atıyoruz. Kasım ayı itibariyle buğday veya hangi ürünü yetiştireceksek onu ekiyoruz. Bir sonraki aşamada da üst ve alt gübre ile ilaçlarını atıyoruz. Hasat zamanında da makinelerimizle ürünlerimizi biçiyoruz. Bu ürünleri de ya depolarda muhafaza ediyoruz, ya da ofis veya borsaya satıyoruz. Samanları ise ihtiyacı olanlara veriyoruz veya depoluyoruz. Onun haricinde küçük ve büyük balya işi yapıyoruz. Balyaları tarladan TIR’lara yüklüyoruz ve depolarımıza taşıyoruz.

İnsan gücüne dayalı geleneksek olarak faaliyetlerini sürdüren aile işletmeniz, işin başına geçmenizle beraber profesyonel bir yapıya dönüştüğünü belirttiniz. Bu dönüşümün verimliliğe katkısı ne oldu?

İşletmemiz ilk kurulduğu yıllarda her yerde olduğu gibi insan gücüne dayalı olarak faaliyetlerini sürdürüyordu. Doğal olarak, bizim de yıllar boyunca yapılan işlerimizin tamamında insan gücü ön plana çıktı. Fakat, zamanın değişmesi ve teknolojinin ilerlemesiyle insan gücünün yerini giderek makineler almaya başladı. Hal böyle olunca da işler kolaylaştı ve çiftçilerin verimliliği arttı. Örneğin; önceden 30 kişi ile gerçekleştirdiğimiz bir işi şu anda makinelerin devreye girmesiyle 3 kişi ile tamamlıyoruz. Sahip olduğumuz makineler ve profesyonel ekip ile işlerimiz hızlandı. Mekanizasyon yatırımına yöneldik ve bu yatırım verimliliğimizi doğrudan etkiledi. Geçmişte düşük verimliliğin yanı sıra iş yaparken çok sorun yaşıyorduk. Tüm iş sürecinde birtakım aksaklıklar yaşanıyordu. Modern mekanizasyon ile tüm sorunlardan kurtulduk. Artık işimizi severek yapıyoruz.

Mekanizasyon (Traktör ve makine) yatırımının işletmenize önemli katkılar sağladığına dikkat çektiniz. Sizin için son derece önemli olan bu yatırımlarda nelere dikkat edersiniz?

Traktör, biçerdöver, balya makinesi veya farklı bir ekipman yatırımında bulunurken öncelikle tercih edeceğimiz markanın global olmasına dikkat ediyoruz. Çünkü bir marka dünya genelinde ne kadar güçlü ve bilinirse bize de daha fazla fayda sağlar diye düşünüyoruz. Daha az iş gücü ve daha az yakıtla her zaman daha fazla güç elde etmek istiyoruz. Bu yüzden traktörün gücü ve tarlada sergilediği performansı bizim için önemli. Biz çiftçiyiz, çalıştığımız traktörler ve diğer tarım makineleri ne kadar az problem çıkartırsa bizim için o kadar iyi. Çünkü biz işimize odaklanıp, verimliliğimizi artırmak istiyoruz. Bunun haricinde traktörün veya makinenin arıza yapmaması, arıza yaptığı zamanda teknik olarak bize yardımcı olabilecek insanların olması ve ikinci el değeri, traktör ve tarım makinesi yatırımında bulunurken dikkat ettiğimiz hususlar arasında yer alıyor.

 

Peki, mekanizasyona önem veren bir işletmenin traktör ve tarım makineleri garajında neler yer alıyor?

Şu anda parkımızda 1 adet MF 7618, 1 adet MF 5450 ve 1 adet MF 5440 serisi olmak üzere 100 – 180 beygir arasında 3 adet traktör bulunuyor. Traktörün yanı sıra parkımızda 1 adet MF Activa 7345 S biçerdöver ve 1 adet MF 2270 XD büyük kare balya makinesi yer alıyor. Traktör ve tarım makinelerinin tamamı Massey Ferguson marka. Ayrıca garajımızda balya işinde kullandığımız bir teleskopik yükleyici ile çok sayıda muhtelif tarım ekipmanları mevcut.

Makine parkınızdaki tek marka olan Massey Ferguson ile ne zaman çalışmaya başladınız?

Karaca Tarım olarak 2015 yılında AGCO Türkiye ile tanıştık ve Massey Ferguson marka bir traktörü çiftliğimize kazandırdık. Sonrasında, satın aldığımız traktörden memnun kalınca parkımızda yer alan farklı marka traktörleri de Massey Ferguson markasına çevirdik. Traktörün yanı sıra bu markadan büyük balya makinesi ve biçerdöver de satın aldık.

Yatırımlarınızda neden Massey Ferguson markasını tercih ettiniz?

Bizim işimize hangi marka daha fazla verim sağlıyorsa o markayı tercih ediyoruz. Zaman-zaman yurt dışı ziyaretlerinde çeşitli markaların tesislerini ziyaret ettik ve Massey Ferguson markasının global ve büyük bir marka olduğunu gördük. MF, Türkiye’deki tüm çiftçiler tarafından da çok yakından tanınıyor ve Türk çiftçisinin her zaman ayrı bir tutku duyduğu marka. Biz de markanın traktörlerinden ve makinelerinden çok memnun kaldık. Traktörler, biçerdöver ve balya makinesi teknolojiyle beraber ileri düzeyde üretilmiş olduğu için sağlamlığı ve kalitesiyle bizi hiçbir zaman yarı yolda bırakmıyor. Satış sonrası hizmetler, servis ve yedek parça konusunda da hiçbir kuşku yaşamıyoruz. Çünkü, markayı ülkede temsil eden şirket sahada çok kuvvetli. Yedek parça konusunda da sorun yaşanmıyor. Bugün istediğimiz parça yarın elimizde oluyor. Marka beklentimizi fazlasıyla karşılıyor.

Massey Ferguson yatırımları işletmenize neler kazandırdı?

MF’nin traktörleri ve makineleri ile işletmemizde verim artışı yakaladık. Yakıt ve performans konusunda avantaj sağladık. İşlerimiz MF ile daha sorunsuz bir hale geldi. Zaman-zaman farklı markalara ait traktörler kullandık ama biz MF’nin farkını hissettik. Makinelerden çok memnun kaldık. Marka bize güven veriyor. Traktörlerle tarlada hangi ekipmanla çalışırsak çalışalım herhangi bir bayılma söz konusu değil. Her zaman maksimum güç, minimum yakıt ve tek operatör ile birden fazla iş yapabiliyoruz. En büyük artıları bunlar bizim için. Arıza yok denilecek kadar az. Olduğu zamanda markanın arkasında sağlam bir şirket var, problem en kısa sürede çözüme kavuşuyor. Biçerdöver tarafında da MF markası sayesinde birim alandan çok iyi verimler elde ediyoruz.

AGCO Türkiye ve Karaca Tarım yetkilileri

AGCO Türkiye’nin filo müşterisisiniz. Bu işbirliği önümüzdeki günlerde de devam eder mi? Gelecekle ilgili bir yatırım planınız bulunuyor mu?

Yaklaşık 5 yıldır tek marka ile çalışıyoruz. MF’den çok memnunum. Bu zamana kadar bir sıkıntı yaşamadım. Tüm çiftçilere gönül rahatlığı ile de tavsiye ediyorum. İlerleyen dönemlerde traktörün gücünü ve balya makinesini büyütmeyi planlıyoruz. Balya makinesini büyütünce 300 beygirlik bir traktöre ihtiyacımız olacak. Buradaki tercihimiz yeniden Massey Ferguson olacaktır ve bu marka ile çalışmaya devam edeceğiz.

Son olarak yüksek maliyetli yatırımlarda bulunan bir işletme olarak devlet tarafından çiftçilere verilen teşvik ve desteklerden yararlanabiliyor musunuz?

Açıkçası verilen teşvik ve desteklerin yerini bulduğunu düşünmüyorum. Bu teşvik ve desteklerden yararlanıp büyüyen bir çiftçi varsa, onu nasıl başardığını sormak isterim. Biz hiçbir şekilde teşvik alamıyoruz. Kendi öz sermayemiz ve aldığımız kredilerle işlerimizi yürütüyoruz. Çalışarak kredilerimizi ödüyoruz. Tarım makineleri alanında da destek görmek istiyoruz. Eğer destek verilirse, yatırımlarımız iki katına çıkar. Biz daima kendi imkanlarımızla bir yere gelmeye çalışıyoruz. Tabi zaman zaman zor günler de geçiriyoruz.

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap