TÜSEDAD, üretim maliyetlerindeki yükselişin dikkate alınarak çiğ süt tavsiye fiyatının 1 Ekim’de yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Dernek, fiyatlandırmada yalnızca mevcut maliyetlerin değil, önümüzdeki üç aylık dönemde oluşabilecek risklerin de hesaba katılmasını istedi.
Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), çiğ süt üreticilerinin artan girdi maliyetleri karşısında yaşadığı baskıya dikkat çekerek Ulusal Süt Konseyi’ne (USK) fiyat güncellemesi çağrısında bulundu. Dernek tarafından yapılan açıklamada, Bakanlık ve USK tarafından gerçekleştirilen Süt Çalıştayı’nda alınan karar doğrultusunda çiğ süt satış tavsiye fiyatının üç ayda bir güncellenmesi gerektiği hatırlatıldı. Mayıs ayında yürürlüğe giren mevcut çiğ süt tavsiye fiyatının yaklaşık beş aydır değişmediğini belirten TÜSEDAD, 1 Ekim’de yeni bir değerlendirme yapılmasının üretimin sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığını ifade etti.
Üretim maliyetleri yükseliyor
TÜSEDAD’ın açıklamasında fiyat güncellemesi ihtiyacının temel nedenlerinden biri olarak üretim girdilerindeki artış gösterildi. Yem, mazot, enerji ve hayvan sağlığı giderlerindeki yükselişin süt üreticisinin maliyetlerini artırdığı belirtildi. Özellikle kesif yem fiyatlarındaki artışın ağustos ayında litre başına çiğ süt maliyetindeki yükselişte önemli rol oynadığı kaydedildi. Dernek, yem hammaddelerinin büyük ölçüde ithalata bağlı olmasının yanı sıra uluslararası lojistikte yaşanabilecek sorunların da önümüzdeki dönemde maliyetler üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekti.

Fiyat hesabında gelecek dönem de dikkate alınmalı
TÜSEDAD, çiğ süt fiyatının belirlenmesinde üreticinin gerçek maliyetlerinin esas alınması ve hesaplamada kullanılan kalemlerin şeffaf şekilde ortaya konulması gerektiğini savundu. Açıklamada, fiyatlandırmanın yalnızca mevcut maliyetleri karşılamakla sınırlı kalmaması, önümüzdeki üç aylık dönemde oluşabilecek riskleri de kapsaması gerektiği belirtildi. Enerji, akaryakıt, yem hammaddeleri ve lojistik giderlerinin yanı sıra jeopolitik gelişmelerin de üretim maliyetlerini etkileyebileceği ifade edildi. TÜSEDAD, ekim ayında yapılacak değerlendirmede yıl sonuna kadar oluşabilecek maliyet baskılarının da hesaba katılmasını istedi.
Süt üretiminde süreklilik vurgusu
Dernek ayrıca üretici fiyatları ile tüketicinin karşılaştığı raf fiyatları arasındaki farklılığa dikkat çekti. Açıklamada, çiğ süt fiyatının baskılanmasının tek başına enflasyonla mücadele aracı olarak görülmesinin üretimin devamlılığı açısından risk taşıyabileceği ileri sürüldü. TÜSEDAD, maliyetlerin karşılanamaması halinde üreticilerin sürülerini küçültme eğiliminin güçlenebileceği uyarısında bulunarak bunun Türkiye’nin süt ve et arzı üzerinde etkili olabileceğini belirtti. Dernek, üretimin devamlılığını destekleyecek fiyatlandırma yaklaşımının şeffaf ve gerçek maliyetler temelinde oluşturulması gerektiğini vurguladı.
