
profi
MAKİNE YÖNETİMİ
Silaj hasadında farklı seçenekler: Farklı makinelerle gelen uyum
Birleşik Krallık’ta tarımsal hizmet tedarikçisi Tim West, müşterilerine verdiği ot silajı hizmetleri için hem silaj vagonlarından hem de kendi yürür silaj makinelerinden faydalanıyor. Peki bu şekilde iki ayrı makineyle birden uğraşma zahmetine girmesinin sebebi ne?

Birleşik Krallık’ta tarımsal hizmet tedarikçisi Tim West, müşterilerine verdiği ot silajı hizmetleri için hem silaj vagonlarından hem de kendi yürür silaj makinelerinden faydalanıyor. Peki bu şekilde iki ayrı makineyle birden uğraşma zahmetine girmesinin sebebi ne?
Silaj vagonu pazarının canlanması, Tim West için filosuna bu makinelerden iki tane birden ekleme yolunda işaret oldu. Bu amaçla altı yıl önce 150.000 Euro’luk (Avrupa birim fiyatı) önemli bir yatırım yapan West, konuya son derece pragmatik bakıyordu: “Eğer bu makineleri satın alıp müşterilerimize bu hizmeti sunmasaydık, bizim yerimize bir başkası yapacaktı. Kendi yürür silaj makinelerinden birisinin iş hacmini bu şekilde azalttığımız doğru olmakla birlikte, o günden beri toplam iş hacmimizde de belli bir artış meydana geldi ve dolayısıyla durum dengelenmiş oldu.”
Batı Cumbria ilinde kurulu tarım hizmetleri tedarikçisi, faaliyetlerine 1985 yılında, Tim West’in kendi işleri için iki adet yuvarlak balya makinesi satın almasıyla başladı. Sonrasında makine listesi giderek uzadı ve bugün, ihtiyaç duyulan tarım hizmetlerinin neredeyse tamamına yanıt verebilen bir filoya sahipler. Tim West’ten dinliyoruz: “Yuvarlak balya hazırlama, şirket kurulduğundan beri sunmayı bıraktığımız tek hizmet oldu. Önceleri bu bölgede yuvarlak balya makinesiyle çalışan tek kişi bendim ve bu sayede işleri kapıyordum. Bir ara elimizde üç makine vardı, ancak sonrasında herkesin bu makineleri kullandığı bir dönem başladı ve dolayısıyla iş hacmi düştü.
Buna rağmen balya başına hâlâ 1,00 Euro’luk (Avrupa birim fiyatı) ücret alıyorduk ve bu işi yapmak artık anlamsız hale gelmişti. Böylece makineleri sattık ve kendi samanımızı hazırlamak için bir kare balya makinesi satın aldım. Sonrasında müşterilerimizden de bu yönde talep geldiği için, bugün elimizde iki adet kare balya makinesi var: bir Massey Ferguson 185 ve yeni satın aldığımız bir John Deere.
Silo silajı söz konusu olduğunda, işletmenin 3.200 ila 4.000 ha’lık arazi için bu hizmeti verdiğini ve bu alanın yaklaşık üçte ikisinde kendi yürür silaj makineleri kullanılırken, kalanında silaj vagonlarından faydalanıldığını öğreniyoruz. Peki, hizmet alan çiftlikler, hangi sistemi tercih edeceklerine nasıl karar veriyorlar?
Bu bir interaktif ilandır

Tim West açıklıyor: “Pek çok zaman hangisi daha ucuzsa onu tercih ediyorlar. İster dönüm başına, ister saat başına ücretlendirme yapabiliyoruz. Pek çok çiftçi fiyata göre karar veriyor ve bunun ötesinde hangi sistemin kullanıldığını önemsemiyor. Öte yandan kesin olarak silaj vagonlarını ya da kendi yürür silaj makinelerini isteyen müşterilerimiz de var. Dürüst olmak gerekirse, kısa taşıma mesafelerinde silaj vagonları gerçekten tüm avantajlarını ortaya koyuyor. Ancak hasat gecikmiş ve otlar biraz sertleşmişse, kendi yürür silaj makinesi daha iyi sonuç veriyor.”
Silaj vagonları için müşterilerden saatlik 100 Euro’luk (Avrupa birim fiyatı) veya hektar başına 69,18 Euro ödeme alınıyor. Kendi yürür silaj makinesinin ücreti ise hektar başına 42 Euor ve yanında kullanılan üç römork için de toplam 29,65 Euro ödemek gerekiyor (her biri 9,88 £/ha). Böylece hektar başına toplam maliyet 71,65 £’a çıkıyor. Ek olarak tırmıklama için de yine 9,88 Euro/ha ödeme yapılıyor. Biçme işlemi genellikle çiftçiler tarafından kendi makineleriyle gerçekleştirilirken, gerekirse bu işlemde de kullanılabilecek McHale üçlü ot biçme makineleri işletmenin filosunda mevcut.


Yakıt daima hizmet verilen çiftçi tarafından tedarik ediliyor ve West’e göre bu sayede sürecin karmaşıklaşmasının önüne geçiliyor. Böylece, işletmenin başlangıç yıllarında yapılanın aksine, dizel yakıt fiyatlarında önemli bir artış meydana geldiğinde fiyatları sürekli değiştirmek zorunda kalmıyorlar.
Tim West, kâğıt üzerinde daha ucuz görünen seçeneğin her zaman en düşük maliyete yıl açmayabildiğini de vurguluyor: “Sonunda ödeyeceğiniz tutar, harcadığınız toplam iş saatiyle ilgili. Bir keresinde, 45 km yol kat etmemizi gerektiren bir iş almıştık. İki silaj vagonunu bu işle görevlendirdik ve 10 saat boyunca çalıştılar. Ek olarak silo hazırlamak için de tırmık ataşmanı kullanan bir traktör çalıştı. Yem hasat makinesi ise dört römorkla birlikte bu işi üç saatte halledebilirdi ve bu da 24 saatlik işgücüne karşılık gelirdi. Dolayısıyla, müşterinin dört saatlik fazladan ödeme yapması gerekirdi. Daha ucuz olan her zaman en hızlı seçenek değildir.”
Tim West, silaj vagonu satın almaya karar verdiğinde, iki adet Pöttinger Torro 1500’de karar kıldı. Ancak aradan iki sezon geçtikten sonra bunları yine iki adet Strautmann Giga Vitesse 3601 CFS ile değiştirdi. West, Torro modelinde otomatik bileme sistemi bulunduğu halde, Strautmann modelinde bıçakların daha uzun süre keskin kaldığını ve daha uzun ömürlü olduğunu belirtiyor. Ek olarak, 5100 vagonları kullanılırken, Valtra traktörlerin kuyruk mili kavrama setlerinde bazı sorunlar yaşadıklarını, oysa kullanımının daha kolay olduğunu düşündüğü Giga ile dört yıl çalıştıktan sonra bile bu tip bir sorunla karşılaşmadıklarını söylüyor. Ot doğrama kalitesi açısından da iki marka arasında ciddi bir farkın bulunmadığı görüşünde.
Çiftçilerin beklentilerine yanıt vermek isteyen Tim West, kendi yürür silaj makinelerinden birini Harvest Lab sistemine sahip John Deere doğrayıcı ile değiştirmeyi düşünüyor: “Çiftçiler, siloya ne kadar ot koyulduğunu bilmek istiyorlar ve bizden bu bilgiyi istiyorlar. Deere’nin de bu alanda öne çıktığı görülüyor.” Firma, geçmişte 50 serisi John Deere modelleri kullanıyor ve bu makineler ıslak, ağır mahsullerde gayet iyi performans sergilediği halde, daha hafif ve kuru mahsulde durum değişiyordu ve dolayısıyla Claas markasına geçiş yaptılar. Bunu akılda tutan West, Krone veya Jag seçenekleri karşısında öne çıkmak için, deneme makinesinin iyi iş çıkarması gerektiğini söylüyor.
Tim West devam ediyor: “Bu bölgede mısır ekimi neredeyse tamamen bitti. Ancak ciddi miktarda silajlık tahıl ekimi yapılıyor. Bu da tarla sürme, ekim, gübreleme ve kimyasal uygulama ihtiyaçları oluşturarak bizim hizmetlerimizi öne çıkarıyor. Tek bir işe odaklanmak yerine genel olarak hizmet sunmak ve aynı zamanda tarımsal danışmanlık da verebilmek istiyoruz.”



Şimdi elinde iyi bir ekip bulunan West, tarımsal hizmet tedarikine ek olarak, odun yongası ile çalışan iki biyokütle kazanıyla kompost üretimi de yaptığı halde, bu iş yükü karşısında kesinlikle telaşa kapılan bir işletmeci gibi görünmüyor. Tüm bunlara ek olarak, işletmenin kendisine ait 320 ha arazisinde de tarım yapılıyor. Bu iş yükü, işletmenin asla boş kalmadığı anlamına geliyor ve hizmet tedarikinde dokuz tam zamanlı çalışan istihdam edilirken, serbest çalışan makine operatörleri de ihtiyaç halinde yardıma çağrılıyor. Böylece silaj taşıma işinde kendi traktörünü kullanarak faturayı biraz küçültmek isteyen çiftçilerin ihtiyaçlarına da rahatça yanıt verilebiliyor.
Ancak, Birleşik Krallık’ın diğer bölgelerinde olduğu gibi, personel ihtiyacı duyan başka sektörlerin gelişimine paralel olarak, burada da traktör operatörleri açısından bir bollukla karşılaşıldığını söylemek mümkün değil. Örneğin, Sellafield nükleer yakıt işleme tesisi, kalifiye personeli çekmek açısından en önemli rakiplerden biri haline gelmiş durumda. “Bazı çalışanlar kış aylarında başka işlere yöneldiği için, bu mevsimde daha yoğun çalışmamız gerekebiliyor.” diyen West, şöyle devam ediyor: “İki adet gübre dağıtma tankeri ile ciddi miktarda hayvansal gübre serme işi yapıyoruz. Silaj işlerinin yapıldığı sezon, benim için genel olarak yılın en sakin dönemini oluşturuyor, çünkü her an yapacak bir şeyler var. Artık zamanımın ciddi bir bölümünü makine üstünde değil ofiste geçiriyorum.”
Ancak bahar ve yaz aylarının bütünüyle tozpembe olduğunu söylemek de mümkün değil. Cumbria’nın bu bölümündeki hava koşulları, önemli güçlükler doğurabiliyor ve West, Mayıs’ta üç hafta boyunca yağmurun yağdığı ve tüm ay boyunca sadece tek bir silaj işi için fatura kesebildikleri bir yıl geçirdiklerini anımsıyor. Böylece biriken işleri yetiştirebilmek için Harry Wilson’dan başka bir kendi yürür silaj makinesi daha kiralamak zorunda kaldıklarını söyleyen Tim West, talebe yetişebilmek için gerekirse bunu tekrar yapmaktan kaçınmayacaklarını belirtiyor.
Son döneme kadar, işletmenin traktör filosu büyük ölçüde Valtra modellerinden oluşuyordu ve bölgedeki Valtra bayisi D W Toppin ile işletme arasında çok iyi bir ilişki vardı. Bayi ile Valtra markası arasındaki anlaşmanın sona ermesiyle, Valtra traktörlerinin yerine Deutz-Fahr modellerinin geldiği ifade ediliyor. Deutz hakkında işletmenin ilk izlenimleri son derece olumlu.
Tim West açıklıyor: “İkinci el satın aldığım bir Agrotron 260, birkaç yıldır yonga hazırlama işinde çalışıyor ve bu makineyi aynı zamanda üçlü ot biçme makineleriyle de kullanıyoruz. Bizim içi iyi iş çıkarıyor. Filodaki traktörlerin büyük kısmı yılda 2.000 saat civarında çalışıyor.”

Yeni traktörlerin büyük bölümü 6185 modelinden oluşurken, bu makinelerin ikisinde tam otomatik dümenleme sistemi ve ISObus kumandalar bulunuyor. RC Shift şanzıman ve manuel yön kontrol valflerine sahip olan bu traktörlere ek olarak, manuel şanzımanla donatılmış 6175 ise zamanının büyük bölümünü gübre işinde ya da silaj vagonlarından birini çekerek harcıyor. İşletmedeki yükleme işlerinden genel olarak bir 6130TTV sorumlu. Balya sarma makinesini de yine bu traktör çekiyor. Tim West, CVT şanzımanlı bu traktörün yükleyici ile sergilediği performanstan gayet memnun.
Silaj silosunun hazırlanmasında daha önce yükleyici kovası kullanılırken, bu işi artık bir JCB TM320 teleskobik yükleyici ve traktöre takılan tırmık ataşmanı devralmış durumda: “Eskiden bir yükleyici kovası kullanıyorduk, ancak çok sayıda küçük silo hazırlama işi alıyoruz ve başka işlerde bu ekipmana ihtiyaç duyulmuyor. Elimizdeki T174, siloda harika iş çıkarıyor ve 185 traktörlerine de tırmık ataşmanı takarak bu işe destek veriyoruz.”
İşletmenin kendi hesabına işlediği arazinin 160 ha’lık bölümünde tahıl yetiştiriliyor ve Tim West’in kendi biçerdöveri kullanılıyor. Ancak, bölgedeki hava koşullar nedeniyle tahıl hasadında kendinizi tam anlamıyla güvende hissetmeniz asla mümkün değil ve bu nedenle, güneşli havayı yakaladığınızda hasat işini erteleme olanağınız yok. Dolayısıyla, bölge çiftçileri, hasadı ilk fırsatta yapabilecek olan kimse onunla çalışmayı ya da hasadı kendileri halletmeyi tercih ediyorlar. İşletmede ayrıca 250 baştan oluşan bir et sığırı sürüsü yetiştiriliyor.

Özet: Tim West, müşterilerinin tüm ihtiyaçlarına yanıt verebilmek ve ayrıntılara inebilmek için silaj vagonları ile kendi yürür silaj makinelerini bir arada kullanarak silaj seçeneklerini ikiye katlamayı tercih etmiş durumda. Bazı çiftçiler, biçilen otun tarladan siloya nasıl ulaştığı konusuyla ilgilenmezken, bu konuda kendi özel tercihleri bulunan müşteriler de var. Farklı hizmetler için uygulanan fiyatları bu denli açık bir biçimde ortaya koyan bir işletmeye görüşmek gayet güzeldi ve Tim West’in bu konuda söylediği şey gayet açık: “Şu an ne yapıyorsak buna devam ederek para kazanmak zorundayız.”