Man in a suit over a blurred image of people and tractors, suggesting a farmers' protest.

profi

50 Bin sat, 1 milyonunu yaşlandır: Türkiye’nin traktör ikilemi

Türkiye’de her yıl 50 ila 60 bin traktör satılıyor. Kulağa fena gelmiyor, değil mi? İlk bakışta hareketli bir tarım teknolojisi piyasası var gibi. Ama bu canlılık görüntüsünün ardında sessiz, derin bir sorun var: Traktör parkımız yaşlanıyor. Hem de hızla.

KÖŞE YAZISI

2024 verilerine göre Türkiye’de trafiğe kayıtlı 1 milyon 600 bin traktör bulunuyor. Bu araçların yarısına yakını 25 yaşın üzerinde. Kimileri 30, hatta 40 yılı devirmiş durumda. Bugün hâlâ 1980’lerden kalma traktörlerle tarlaya çıkan binlerce çiftçimiz var. “Traktör eski olabilir, çalışıyorsa sorun yok” diyebilirsiniz. Ama mesele sadece motorun dönmesi değil. Bu makineler daha çok yakıyor, daha sık arızalanıyor, daha az iş yapıyor. Ve en önemlisi, verimi düşürüyor.

Avrupa 10 yaşında, biz 25’te

Avrupa Birliği ülkelerinde traktörlerin yaş ortalaması 10 yılın altında. Bizde bu rakam 25 yıla yaklaşıyor. Bu sadece bir teknolojik gecikme değil, aynı zamanda bir üretkenlik sorunu. Üstelik traktörlerimiz sadece yaşlı değil, çoğu zaman zayıf da. Türkiye’de traktörlerin ortalama beygir gücü 60–65 bg civarında. Avrupa’da bu ortalama 90–120 beygir arasında. O yüzden orada bir traktör bir günde iş bitirirken, bizim çiftçimiz aynı işi üç günde zar zor çıkarıyor.

Yeni traktör kimin için?

Peki her yıl satılan 50–60 bin traktör ne işe yarıyor?
Kabaca hesaplarsak, bu satışlar mevcut traktör parkının yalnızca %3–4’ünü yenileyebiliyor. Yani traktörlerin tamamını yenilemek, bu hızla en az 25–30 yıl sürecek. Oysa bir traktörün ekonomik ömrü en fazla 10–12 yıl. Dahası, bu yeni traktörlerin çoğu zaten traktör sahibi olan, büyük ölçekli veya krediye erişebilen çiftçilere gidiyor. Küçük üretici ise hâlâ yorgun, yaşlı ve verimsiz makinelerle üretim yapmaya çalışıyor.

Beygir değil, akıl gücü lazım

Artık mesele sadece güçlü motorlar değil. Tarım dijitalleşiyor. Hassas ekim, otomatik gübreleme, verim haritalama, uzaktan takip sistemleri... Ama 1990’larda üretilmiş bir traktörle bunları yapabilmeniz mümkün değil. Bu yüzden tarımda “akıllı traktör” konusu, beygir gücünden bile daha önemli hale geliyor. Traktör sadece toprağı sürmeye değil, veriyi toplamaya da yarayan bir makine artık. Biz bu dönüşümün çok uzağındayız.

Ne yapmalı?

Türkiye’nin tarımsal potansiyeli büyük. Ama bu potansiyeli ortaya çıkaracak araçlar yaşlı ve yetersiz kalıyor. Bu döngüyü kırmak için:

Son söz: Sessiz bir kriz

Bugün Türkiye’deki pek çok yapısal sorun gibi, traktör ikilemi de sessizce büyüyor. Ama unutmayalım: Modern tarımın anahtarı modern traktördür. Eğer biz 50 bin traktör satarak 1,5 milyonluk yaşlı parkı ayakta tutmaya çalışırsak, bu yarışın galibi olamayız. Tarlada verimi konuşmadan, traktörü güncellemeden tarımda atılım beklemek hayal olur.

Bu mesele yalnızca çiftçinin değil, gıda güvenliğinden ihracata kadar tüm ülkenin meselesi.

*Hurda teşvikleri ile eski traktörlerin devreden çıkarılması,
*Genç çiftçiye özel düşük faizli kredi modelleri
,
*Akıllı tarım teknolojilerinin yaygınlaştırılması
şart.

Table: Agricultural machinery counts and percentage changes for 2023-2024.