Profi Traktör Türkiye olarak kadınların iş dünyasındaki gücüne inanarak başlattığımız “Traktör Sektöründe Kadın Eli” köşemizin bu ayki konuğu Erkunt Traktör Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Nurcan Yıldırım oldu. Sektörde kadının öncülüğünü kurumsal bir sorumluluk adına detaylandıran Nurcan Yıldırım, “Eğitimli ya da kendini geliştirmeye açık olan, yeteneklerini zamanında keşfeden ve en iyi şekilde kullanabilen kadınların, iş yaşamında başarılı olmaları kaçınılmaz” ifadelerini kullanarak, kadın olarak sektörde var olmanın başarısına dikkat çekti. Erkunt Traktör ailesinin bir parçası olmaktan mutluluk duyan Yıldırım, ailenin %17’sini oluşturan kadın oranında %40’ları görmeyi hedeflediklerini belirtti.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Firmadaki görev ve sorumluluklarınız nelerdir?
İsmim Nurcan Yıldırım, 1982 yılında Ankara doğdum. Anadolu Üniversitesi, İşletme Fakültesi mezunuyum. 13 yıl önce Erkunt Traktör’de çalışmaya başladım. Bugün, Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü olarak görev yapmaktayım ve bu güzel ailenin bir parçası olmaktan da çok mutluyum.

Bu sektöre girmek aklınızda var mıydı? Sektöre giriş hikayeniz nasıl oldu?
Erkunt Traktör’de çalışmaya başlamadan önce faklı bir sektörün içindeydim. O dönemde sektörün sıkıntıları nedeniyle her şeyi geride bırakarak yeni bir sektörde çalışmaya, sıfırdan başlamaya karar vermiştim. Özellikle tarım makineleri sektörünü tercih ettiğimi söyleyemem ama ‘Erkunt’ isminin iş dünyasındaki yerini, saygınlığını ve ortaya çıkardığı işlerin büyüklüğünü öğrenince, tercih sebebim oldu diyebilirim. İş ilanlarını takip ettim ve 2010 yılında Erkunt Traktör’de çalışmaya başladım. Böylece sektöre giriş hikayem Erkunt Traktör’le başlamış oldu.
İşinizle ilgili detay verebilir misiniz? Firmada hangi alanlarda faaliyette bulunuyorsunuz?
Ekibim ve ben, hem yurt içinde hem de yurt dışında şirketimizin tüm pazarlama ve iletişim faaliyetlerini yürütmekteyiz. Basın, sosyal medya araçları, dijital platformlar, web sitesi gibi… Kısacası şirketimizin kullandığı tüm iletişim araçlarının yönetiminden sorumluyuz. Oluşturduğumuz pazarlama planı çerçevesinde yıl boyunca fuarlar, yetkili satıcı ve servis toplantıları, tarla denemeleri, bakım günleri ve diğer tüm iç ve dış iletişim süreçlerini kapsayan etkinlikleri organize ediyoruz. Ayrıca, şirket misyon ve vizyonumuza bağlı olarak oluşturulan kurumsal kimlik çalışmalarının sahada uygulanma şartlarını belirleyerek, yetkili satıcı ve servislerimizden tedarikçilerimize kadar tüm paydaşlarımızın kurumsallığa uyum süreçlerini takip edip onlara destek oluyoruz. Özetle, tüm çalışmalarımızın temelinde; markamızın imajını güçlendirme, saygınlığını arttırma ve bilinirliğini yükseltme çabasının var olduğunu söyleyebiliriz.

Görevinize başlamadan önce traktörlerle ilgili bir eğitim aldınız mı? Aldıysanız bu eğitim size nasıl etki etti?
Şirketimizin oryantasyon süreçleri içinde ‘traktör eğitimi’ konusu, üzerinde durduğumuz konuların en başında geliyor. İnsan Kaynakları Departmanımız eğitim planını, ilgili departman yöneticileri ile oluşturuyor. Yani, işe traktör eğitimi alarak başladığımı söyleyebilirim. Bu eğitim tabii ki çok işe yaradı, hem ürünü tanıyorsunuz hem de bu işi yapan herkese saygı duyuyorsunuz. Ayrıca, ürününüzü ne kadar iyi tanırsanız müşterinize o kadar yakınlaşırsınız. Kullanıcı deneyimlerini anlamak, daha iyisini tasarlamak ve gelişmek için bu eğitimler şirketimiz için çok önemli. Bu hassasiyetle bizler de çiftçilerimizi dinlerken onların yerine kendimizi koyuyor, dilek ve taleplerini aktarırken onları can kulağıyla dinliyoruz.

Firma faaliyetlerine sizinle birlikte toplam kaç kadın ekip arkadaşınız katkı sağlıyor?
Toplam personel sayımız 470 kişidir. Beyaz yaka kadın çalışan oranımız %27, fabrika geneli toplam kadın çalışan oranımız ise %17’dir.
Çalıştığınız firmanın kadın istihdamına olan bakış açısını değerlendirebilir misiniz?
Erkunt Traktör, sektörde ilk defa mavi yaka kadın istihdamının önünü açmış ve bu konuda herkese örnek olmuş bir firma. Firmamız aynı zamanda Birleşmiş Milletler Kadını Güçlendirme Prensipleri (WEP) belgesini imzalayarak, kadına çalışma hayatında getireceği kolaylıkları, cinsiyet eşitliğine verdiği önemi ve insan haklarına saygılı şirket politikaları geliştireceğini resmi olarak kabul etti. Erkunt Traktör olarak bu konuda elimizden geldiğince farklılık oluşturmaya çalışıyoruz. Fabrikamızın kabin montaj hattı kadınlarımıza emanet. Otomotiv sektöründe pek benzerine rastlanmayan bir durum olmasına rağmen şu anda beyaz ve mavi yakalı olmak üzere personelimizin %17’sini kadınlar oluşturuyor. Biz bu oranı %40’lara çıkarmak istiyoruz. Başarılı ya da başarısız olmak cinsiyete bağlı bir oluşum değil. Aksine, başarının sektördeki tecrübelerimizin, sürekli olarak kendimizi geliştirmek için harcadığımız çabanın ve işimize olan bağlılığın bir sonucu olarak görüyoruz. Firma olarak kadın istihdamını destekliyoruz, çünkü kadının tabiatında bazı özel yeteneklerinin olduğunu düşünüyoruz. Kadınlar sabırlı, detaycı, pratik ve çok yönlü düşünme kabiliyetine sahip bireyler. Özellikle çok yönlü düşünme kabiliyetleriyle sorunlara hızlı ve daha kısa sürede müdahale edebiliyorlar. Bu özellikleriyle birlikte, sorunlar karşısında yılmamaları ve kendilerini sürekli olarak geliştirmeleri firmamızın gelecek hedeflerine doğru yürümesine çok büyük bir katkı sağlamış oluyor.

Erkek egemen bir sektörde kadın olmanın farklılığını yaşıyor musunuz? Sorunlara ve süreçlere farklı bir bakış açısıyla müdahale ettiğiniz durumlar oluyor mu?
Kadın için sektör ayrımı konusu çok kritik bir nokta. Çalıştığımız sektörün “Erkeklere has” olarak görülen bir sektör olduğunu biliyorum. Bu da “Kadın evine hizmet eden bireydir”, “Kadının yeri evi ve ailesinin yanıdır”, “Ağır sanayide kadın olmaz” gibi etiketlerden biri aslında. Gelişmiş ülkelerde kadın-erkek ayrımı daha esnek; ama Türkiye’de bu ayrım daha belirgin. Ülkemiz toplumsal olarak ataerkil bir yapıya sahip ve bu nedenle bilinçaltında erkeğin lider özelliğini kabul ettiğimiz bir duygu yatıyor. Toplumumuzda kadına bakış açısından kaynaklanan ön yargılarla yaşıyoruz. Ön yargılar dile getirilmediği için değiştirmek ya da müdahale etmek bir o kadar zor oluyor. Bu etiketler ve önyargılar bir araya geldiğinde ise kadınlar sürekli bir dirençle karşılaşıyor. Erkek egemen bir sektörde kadın olmanın farklılığını işte bu noktada yaşıyorum, çünkü karşılaşılan bu direncin, kadını iş hayatında daha cesur ve dirayetli olmaya ittiğini görüyorum. Kadın sorunlara ve süreçlere tabiatı gereği daha farklı müdahale ediyor. İçgüdülerimiz, sabırlı oluşumuz, insanları anlama çabamız, anne olma içgüdüsüyle korumayı, eğitmeyi, dinlemeyi bilmemiz, karşısındakinin anlamadığını görünce tekrar tekrar sıkılmadan anlatabilmemiz, sıcakkanlı oluşumuz, detaylara verdiğimiz önem ve hayal kırıklıklarında bile yılmadan yeniden deneme ve başarma dürtüsü doğuştan bizi farklı bir bakış açısıyla müdahale etmeye sevk ediyor.
Bir kadın olarak erkek egemen bir sektörde yer alırken zorlandığınız noktalar oldu mu?
Ben kadınların iş hayatında erkeklerle eşit olduğuna inanıyorum, güçlü veya güçsüz olmanın cinsiyete göre değerlendirilmesinin doğru olmadığını düşünüyorum. İş hayatımda karşılaştığım zorlukları hiçbir zaman kadın olduğum için yaşadığım zorluklar olarak görmedim, çünkü yöneticinin de çalışanın da cinsiyeti olmadığını ve asıl önemli olanın yaptığınız işi severek yapmaktan, gelişmeye açık olmaktan, yeteneklerinin farkında olup onları en iyi şekilde kullanmaktan ibaret olduğunu düşünüyorum. Kadın erkek demeden çalıştığı veya yönettiği atmosfere farklı bakış açıları sunabilen, sistemi daha basit ve pratik hale getiren kişilerin fark yarattığına inanıyorum.
Sektörde kadınlara pozitif ayrımcılık yapıldığını düşünüyor musunuz?
Hayır düşünmüyorum. Kadınların gün geçtikçe çalışma hayatında daha fazla yer ettiğini ve birçok başarı hikayesine imza attıklarını görüyoruz. Eğitimli ya da kendini geliştirmeye açık olan, yeteneklerini zamanında keşfeden ve en iyi şekilde kullanabilen kadınların, iş yaşamında başarılı olmaları kaçınılmaz. Bunun yanında şirketin ve sektörün başarısının cinsiyetlere bağlı olmadığına, aksine bünyesinde zıtlıkları barındırmasına ve çözüm odaklı olunmasına bağlı olduğuna inanıyorum. Zıtlıklarımızın toplumdaki farklı değerleri ve renkleri oluşturduğuna, rekabeti anlamlandırdığına ve gelişimin önünü açtığına inanıyorum. Çeşitliliğin başarının önünü açtığına, takım çalışmasına ve bütünü görebilmeye katkı sağladığını düşünüyorum. Erkekler ve kadınlar yaratılışları gereği birbirinden farklılar ve iş yaşantısında asla biri diğerinden daha iyi diye kategorize edilemeyecek, farklı farklı bir sürü özelliği barındırarak bütünü var ediyorlar. Sektörde ve özellikle firmamız özelinde kadın ve erkek diye düşünmeden her insanın kendi içinde bir dünya olduğunu ve bir dünyanın asla tek bir boyuta indirgenemeyeceğini düşünüyoruz.

Kadın gözünden traktör sektörünü ve bu alandaki gelişmelerinizi değerlendirir misiniz?
Erkunt Traktör 2003 yılından beri bu sektörde aktif olarak faaliyet gösteriyor. Kurulduğumuz günden itibaren 6 sene içerisinde pazardaki ilk 3 oyuncu arasında yer alabilmiş bir markayız. Sektörün %93’üne hitap eden geniş bir ürün yelpazesine sahibiz. Rekabetin ve yeniliklerin çok fazla olduğu bu sektörde karşılaşacağımız zorlukların hep farkındaydık ve buna rağmen gün geçtikçe güçlenerek, tamamı Türk mühendisler tarafından tasarlanan traktörlerimizle, kalite algımızı ve performansı asla bozmadan, çiftçinin hayatını ve işini kolaylaştıran makine ve hizmetleri üretmeye devam ediyoruz. 2007 yılından itibaren yurt dışına ihracat yapıyoruz ve şu an aktif olarak 33 ülkede bulunuyoruz. İhracatımız toplam satışımızın %20’sini oluşturuyor. En büyük hedefimiz çiftçimizin onun ihtiyaçlarına göre tasarlanmış bir traktöre sahip olabileceğini bilmesi ve anlamasıydı. Bunu da başardık. Her yıl ciromuzun ciddi bir oranını Ar-Ge çalışmalarına ayırıyoruz ve hem yerli hem de global olarak tüm çiftçilerin beklediği yüksek standartları karşılıyoruz. Kaliteli, yüksek performanslı ve düşük yakıt tüketimi sağlayan ürünlerimize 2022 yılıyla beraber sürdürülebilir ve çevre dostu motorumuz eCapra motorlu traktörleri de ekleyerek, kurulduğumuz günden bu yana hep istediğimiz tamamı yerli olan traktör üretimi hedefimizi de başarıyla gerçekleştirdik. Üstelik bu üretim hattımızı da kabin hattımızı da kadın çalışanlarımıza emanet ettik. Yıllık 18.000 adet üretim kapasitesiyle 45.000 m²’lik bir üretim alanında 470 personelle faaliyet gösteriyoruz. Sektördeki yenilikleri takip etmekle birlikte, tarım yapılan her ilde mutlaka bir Erkunt yetkili satıcısı ve servisi bulunuyor. 2021 yılının Temmuz ayında Hisarlar marka tarım makinelerini de ürün portföyümüze ekleyerek, tarım alanında eksiksiz çözümler sunan bir firma haline geldik. İşini severek yapan, farklılıklarıyla bir bütün olan, takım ruhuna sahip çalışanların olduğu bir firmayla sektördeki yeniliklerin öncüsü olmaya devam ediyoruz.
Traktör sektöründe çalışan bir kadın olarak, sektördeki kadınlara tavsiyeleriniz nelerdir?
Sektördeki kadınlarımızın başarılı olmaları için, öğrenilmiş çaresizliğe kapılmadan çözüm odaklı olunması gerektiğine, kendi yeteneklerinin farkına vararak işlerine dört elle sarılmaları, eğitim ve iş disiplinini oturtarak yaptıkları işi sevmeleri ve bu duygunun getirdiği tüm özverileri kabullenmeleri gerektiğine inanıyorum.
Son yıllarda çalışma hayatında kadınların varlığı daha fazla hissedilse de traktör sektöründe benzer bir durum göremiyoruz. Siz traktör sektöründe kadın çalışanların sayısının az olmasıyla ilgili neler düşünüyorsunuz? Bu sayının yükselmesi için sizce neler yapılmalı?
Ülkemizde kadın ve erkek nüfusu neredeyse eşit; ancak iş hayatına özellikle makine sektörüne baktığımızda toplam nüfusun çok azı kadınlardan oluşuyor. Firmamızın kadın personel oranı %17. Sektörde kadın istihdamı artmış olsa bile, geçmiş yıllara kıyasla bu konuda bir bilinçlenmeye doğru gidilse bile, kadın çalışanların oranı hala yeterli seviyelerde değil. Ülkemizde kadın istihdamını arttırmak adına daha fazla çaba sarf edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle kurumsal firmalar eleman alımı yaparken bu konuda daha dikkatli olmalı. Cinsiyet ayrımı yapılmaması, ön yargılara karşı tüm çalışanların bilinçlendirilmesi ve doğru bir şekilde yönlendirilmeleri çok önemli olacaktır. Firmamızda ya da sektörde bulunan kadınların sayısı rahatlıkla %50’leri bulabilir hatta bu oran artabilir. Türkiye’nin nüfusunun yarısı kadınlardan oluşuyorsa, esas olan ülkemizde kadın istihdamını arttırmak için oluşturulmuş; fakat fiiliyatta kadın istihdamının önüne geçen uygulamaları bulup, yok etmek gerekiyor. Kadınların kendilerine güvenmesi, kendi yeteneklerini iyi analiz etmesi tabii ki çok önemli; ancak bu durumu destekleyecek her türlü oluşumun da toplumumuzda var olması gerekmekte ki bu başarıya hep birlikte ulaşalım.
