TARMAKBİR’in TCMB analizlerinden derlediği 2025 yılı verileri, tarım makineleri sektöründe yurt dışı satışların güçlü seyrine karşın iç pazardaki daralma, artan finansman giderleri ve zayıflayan karlılığın finansal yapıyı baskıladığını ortaya koydu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) analizleri kapsamında tarım makineleri sektörünün 2025 yılı finansal görünümünü değerlendiren TARMAKBİR, sektörde satışlardan karlılığa, ölçek yapısından finansman göstergelerine kadar öne çıkan verileri paylaştı. Analiz, sektörün TL bazında bazı göstergelerinde nominal artış görülmesine rağmen kur etkisiyle değerlendirildiğinde temel finansal göstergelerin önemli bölümünde gerileme yaşandığını gösterdi.
Sektörde 24 binin üzerinde kişi istihdam edildi
Analiz kapsamında incelenen firma sayısı 2025 yılında yüzde 3,6 artarak 1.327’ye ulaştı. Bu firmalarda toplam 24 bin 417 kişi istihdam edildi. Sektörün aktif toplamı TL bazında yüzde 14,1 artışla 206,8 milyar TL’ye yükselirken, öz kaynaklar yüzde 1,1 azalarak 84,7 milyar TL’ye geriledi. Öz kaynakların aktiflere oranı da yüzde 47,3’ten yüzde 41,1’e düştü.
Yıllık ortalama dolar kuru üzerinden değerlendirildiğinde ise aktif toplamı yüzde 5,1, öz kaynaklar yüzde 17,8 küçüldü. Böylece TL bazındaki nominal büyümenin kur etkisiyle birlikte değerlendirildiğinde aynı ölçüde bir reel büyümeye karşılık gelmediği görüldü.

Büyük firmalar satışların önemli bölümünü gerçekleştirdi
Tarım makineleri sektöründe firmaların yüzde 88,2’sini mikro ve küçük ölçekli işletmeler oluşturdu. Ancak bu işletmelerin toplam satışlardaki payı yüzde 12,5’te kaldı. Buna karşılık 21 büyük firma, toplam firma sayısının yalnızca yüzde 1,6’sını oluşturmasına rağmen satışların yüzde 64,1’ini gerçekleştirdi. Orta ölçekli firmaların satışlardaki payının yüzde 23,4’e ulaşması ise sektörün ölçek yapısındaki dikkat çeken gelişmelerden biri oldu.
Yurt dışı satışlar iç pazardaki daralmayı dengeledi
Sektörün net satışları 2025 yılında TL bazında yüzde 1,4 artarak 165,7 milyar TL’ye ulaştı. Ancak yıllık ortalama kur üzerinden hesaplandığında net satışlar yüzde 15,7 azalarak 4,20 milyar dolara geriledi. Yurt içi satışlar TL bazında yüzde 4,3, dolar bazında ise yüzde 20,5 azalırken, yurt dışı satışlarda güçlü bir artış kaydedildi. Yurt dışı satışlar TL bazında yüzde 57,4, dolar bazında yüzde 30,9 yükseldi. Böylece ihracat, iç pazardaki daralmanın etkisini sınırlayan temel unsurlardan biri oldu.
Sektör net kardan zarara geçti
Satışlardaki görünümün yanı sıra karlılık göstergelerinde de önemli bir değişim yaşandı. Sektör, 2024 yılında yaklaşık 356 milyon dolar net kar elde ederken, 2025 yılında yaklaşık 16,6 milyon dolar net zarar açıkladı. Faaliyet karı dolar bazında yüzde 39,8 geriledi. Faaliyet kar marjı yüzde 13,5’ten yüzde 9,2’ye, öz kaynak karlılığı ise yüzde 14,8’den yüzde 4,4’e düştü. Bu tablo, artan maliyet ve finansman baskısının sektörün karlılık göstergelerine yansıdığını ortaya koydu.

Finansman giderleri ve sektör riski yükseldi
2025 yılında finansman giderleri TL bazında yüzde 54,8, dolar bazında ise yüzde 28,7 arttı. Toplam sektör riski yüzde 46,2 artışla 79,7 milyar TL’ye ulaştı. Dolar bazında da sektör riski yüzde 21,6 yükseldi. Toplam sektör riskinin net satışlara oranı yüzde 33,4’ten yüzde 48,1’e çıkarken, likidite göstergelerinde de gerileme görüldü. Asit-test oranı yüzde 94,8’e düşerek yüzde 100 seviyesinin altına indi.
Makine sektöründe satışlar artarken finansman baskısı sürdü
TARMAKBİR’in değerlendirmesinde tarım makineleri sektörünün verileri toplam makine sektörünün 2025 performansıyla da karşılaştırıldı. Toplam makine sektöründe net satışlar yıllık ortalama kurla 38,5 milyar dolara ulaşarak yüzde 6,9 arttı ve net karlılıkta toparlanma görüldü. Buna karşın faaliyet karındaki dolar bazlı artış yüzde 1,5 ile sınırlı kaldı. Öz kaynak/aktif oranı yüzde 53,2’den yüzde 49,5’e gerilerken, toplam sektör riski dolar bazında yüzde 22,1 artarak 9,75 milyar dolara yükseldi. TARMAKBİR’in TCMB verileri üzerinden yaptığı değerlendirmeye göre 2025 yılı, tarım makineleri sektörü açısından özellikle iç pazardaki daralma, artan faaliyet ve finansman giderleri, yükselen borçluluk ve zayıflayan likidite göstergeleriyle öne çıktı. Yurt dışı satışlardaki güçlü artış ise bu baskılar karşısında sektörün önemli denge unsurlarından biri oldu.

