Sürdürülebilirlik ve Tarımda Kadının Gücü Zirvesi’ne katılım gösteren Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, “Türkiye’de son 16 yılda tarım sektörü önemli bir şekilde büyüme gösterdi. Bu doğrultuda 2022 yılında tarımsal ihracatımızın 30 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz” dedi.
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Sürdürülebilirlik ve Tarımda Kadının Gücü Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Bakanlığın 1998 yılından itibaren; girişimci, önder olan kadın çiftçileri tanıtmak, çalışmalarını üretimlerini görünür hale getirmek, tarımda ve sürdürülebilir kalkınmada var olan önemlerini ortaya koymak adına çalışmalar yaptığını belirtti.

“Girişimci kadınları desteklemeye devam edeceğiz”
Gıdanın tedariği ve sürekliliğinde kadının rolünün çok değerli olduğunu ifade eden Ebubekir Gizligider, “Bakanlığımızın hayata geçirdiği projelerde kadına büyük önem veriliyor. Kadınlar hem ekonomik hem sosyal hayatın vazgeçilmez değeridir. Bakanlığımızın projeleriyle girişimci kadınları desteklemeye devam edeceğiz” sözlerini kaydetti. Konuşmasının devamında Türkiye’nin dünyanın en büyük ihracatçı ülkelerinden birisi olduğunu söyleyen Ebubekir Gizligider, “Tahıl gemileri Ukrayna’dan çıkamadı ve dünyada bir kriz baş gösterdi. Tahıl fiyatları buna bağlı olarak yükseldi. İstanbul’da tahıl koridoru anlaşması yapıldı ve şu anda hem Rusya hem de Ukrayna’nın temsilcileri aynı ofiste çalışmalarını gerçekleştiriyor” dedi.
“2022 yılında tarımsal ihracatımızın 30 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz”
Türkiye’de son 20 yılın 16 ayında tarım sektörünün önemli büyümeler gösterdiğinden bahseden Ebubekir Gizligider, “2022 yılında tarımsal ihracatımızın 30 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz. AB ülkeleri arasında hayvancılıkta açık ara birinciyiz. Türkiye hem Ortadoğu’yu hem de yakın coğrafyayı beslemeye devam ediyor. Sürdürülebilirlik adına en önemli başlıklardan biri olan ve yıllardır Türkiye’de konuşulan başlığı daha nihayete erdireceğiz. Buda sözleşmeli üretim modelimiz. Özellikle besicilikle ilgili bu projeyi başlattık. Şimdi ise bunu bitkisel anlamda da sözleşmeli üretim modeline geçireceğiz. Hem alıcının hem satıcının yani hem üretenin hem pazarlayanın tam bir hukuki güvencede olduğu bir sistem getiriyoruz. Bunların yanı sıra kadınlarımız tabi ki çok önemli. Biz buna öze dönüş diyoruz. Bu öze dönüşün gerçekleşmesi için kadın çiftçilerimiz ile ilgili sigortalılık anlamında bir çalışmamız var” ifadelerini kullandı.
“Kadınlara etkin bir hak tanınması gerekiyor”
Etkinlikte konuşan UN SDSN Türkiye üyesi Bahçeşehir Üniversitesi’nin Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Beşkese, “Kadın çiftçilerin arazilere sahip olmaları noktasında çok farklılıklar var. Bir sürü farklı ülkede sahiplenme noktasında da sıkıntılar yaşanıyor. Araştırmalara göre kadınlara etkin kaynak kullanım izni verilirse yüzde 20-30 civarında artabilir. Buna bağlı olarak dünyada aç insanların sayısını yüzde 12 ila yüzde 17’lik düşüşü getirecektir. Bunun olması için sadece kadınlara düzgün etkin bir hak tanınması gerekiyor. Tarımda işçi olarak kadından bahsetmiyoruz, tarımda karar verici olarak bir kadından bahsediyoruz” dedi.
