Erkunt Traktör, 2026 model yılıyla birlikte tasarım, teknoloji ve kullanıcı deneyimine odaklanan yeniliklerini ürün gamına taşırken, yerli mühendislik gücüyle geliştirilen eCapra motor ailesi, Ar-Ge yatırımları ve ihracat stratejisiyle büyümesini sürdürüyor. Erkunt Traktör CEO’su Tolga Saylan, “Yerli mühendislik gücümüz ve üretim kabiliyetimizle çiftçimize değer katıyoruz” sözleriyle şirketin yeni model yılı vizyonunu, üretim gücünü ve geleceğe yönelik büyüme hedeflerini anlattı.
Erkunt Traktör, 2026 yılında yeni model yılı kapsamında ürün gamını tasarım, teknoloji ve kullanıcı deneyimi odaklı yeniliklerle güçlendirmeye hazırlanıyor. Yerli mühendislik kabiliyetiyle geliştirilen eCapra motor ailesi, ürün geliştirme çalışmaları, Ar-Ge yatırımları ve ihracat faaliyetleriyle büyümesini sürdüren şirket, farklı tarımsal ihtiyaçlara yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Erkunt Traktör CEO’su Tolga Saylan, gerçekleştirdiğimiz röportajda yeni model yılıyla birlikte sunulacak yenilikleri, ürün gamındaki teknik gelişmeleri, Türkiye pazarındaki konumlarını, ihracat stratejilerini, Ar-Ge vizyonlarını ve satış sonrası hizmetlerdeki yaklaşımlarını anlattı.
2026 yılında yeni ürün ve model lansmanları kapsamında Erkunt Traktör’ün öne çıkan çalışmaları neler olacak?
Erkunt Traktör olarak 2026 yılında da hem tasarım hem de kullanıcı deneyimi açısından önemli yeniliklerle sahada olacağız. Çiftçilerimizin beklentilerini, kullanım alışkanlıklarını ve değişen ihtiyaçlarını yakından takip ediyoruz. Bu doğrultuda ürünlerimizi yalnızca teknik açıdan değil; konfor, görünüm, ergonomi ve verimlilik bakımından da sürekli geliştiriyoruz. Yeni model yılı kapsamında traktörlerimizde daha modern, daha güçlü ve daha bütüncül bir tasarım anlayışını benimsiyoruz. Jüpiter Kırmızısı gövde rengi, Piano Black jant tasarımı, siyah kabin tavanı, LED aydınlatma grubu ve LED çalışma lambaları bu yaklaşımın önemli unsurları arasında yer alıyor. Kabin içindeki ergonomi iyileştirmeleri, geniş hacimli kabin içi buzdolabı ve kullanıcı konforunu artıran detaylarla traktörlerimizi çiftçilerimizin günlük çalışma koşullarına daha uygun hale getiriyoruz. Bizim için ürün geliştirme, yalnızca yeni bir model sunmaktan ibaret değil. Asıl hedefimiz; çiftçilerimizin sahadaki çalışmalarını kolaylaştıracak, işletme maliyetlerini azaltacak, kullanım memnuniyetini artıracak ve uzun vadede verimliliklerine katkı sağlayacak çözümler üretmek. Bu nedenle her yeni ürün ve model yılı çalışmasını sahadan aldığımız geri bildirimler doğrultusunda şekillendiriyoruz.

Ürün gamınızdaki yenilikler ve teknik gelişmelerden bahseder misiniz?
Ürün gamımızı geliştirirken temel önceliğimiz; güç, verimlilik, dayanıklılık ve kullanım kolaylığını bir arada sunmak. Türkiye’de farklı tarımsal üretim yapıları, farklı arazi koşulları ve farklı kullanıcı beklentileri bulunuyor. Bu nedenle ürünlerimizi tek bir bakış açısıyla değil, çiftçilerimizin gerçek çalışma koşullarını dikkate alarak geliştiriyoruz. Bu kapsamda özellikle Euro 5 emisyon normlarına uygun eCapra motor ailesi bizim için stratejik öneme sahip. Yerli mühendislik gücümüzle geliştirdiğimiz eCapra motorları yalnızca performans açısından değil; yakıt verimliliği, çevreci teknoloji, düşük işletme maliyeti ve uzun vadeli kullanım avantajı bakımından da önemli değer sunuyor. Beş yıl motor garantisiyle sağladığımız güvence de ürünümüze ve mühendislik kabiliyetimize duyduğumuz güvenin bir göstergesidir. Bunun yanında bakım periyotlarını 200 saatten 400 saate çıkararak çiftçilerimize zaman ve maliyet avantajı sağlıyoruz. Bu gelişme, traktörlerin sahada daha uzun süre çalışmasına, servis ihtiyaçlarının daha planlı yönetilmesine ve toplam sahip olma maliyetinin düşmesine katkı sağlıyor. Ayrıca ürün gamımızı farklı tarımsal ihtiyaçlara göre çeşitlendirmeyi sürdürüyoruz. Meyvecilik, bahçe tarımı, tarla kullanımı ve özel uygulamalar için farklı segmentlerde geliştirdiğimiz modellerle çiftçilerimizin ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunmayı hedefliyoruz. Erkunt olarak tüm ürünlerimizde, sahada gerçek karşılığı olan ve çiftçiye somut fayda sağlayan geliştirmelere odaklanıyoruz.

Erkunt Traktör’ün Türkiye pazarındaki konumunu ve üretim gücünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Erkunt Traktör, Türkiye traktör pazarında yalnızca ürünleriyle değil, sahada oluşturduğu güven ilişkisiyle de güçlü bir marka konumunda. 2003 yılında Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde başlayan yolculuğumuzda, Türkiye’nin ilk yerli tasarım traktörünü üreten marka olarak bugün çiftçilerimizin en yakın çözüm ortaklarından biri haline geldik. Türkiye pazarı bizim için her zaman öncelikli ve stratejik bir pazar oldu. Çünkü bu toprakların tarımsal ihtiyaçlarını, çiftçilerimizin çalışma koşullarını ve beklentilerini çok iyi biliyoruz. Üretim gücümüzü de bu bilgi ve deneyim üzerine inşa ediyoruz. Yerli mühendislik kabiliyetimiz, Ar-Ge altyapımız, üretim deneyimimiz ile yaygın bayi ve servis ağımız sayesinde Türkiye’de güçlü bir marka konumumuzu sürdürüyoruz. Son dönemde markamızla ilgili gerçeği yansıtmayan bazı değerlendirmeler zaman zaman gündeme gelebiliyor. Ancak bizim için en doğru cevap; üretmeye, yatırım yapmaya, ürün geliştirmeye ve çiftçilerimizin yanında olmaya devam etmektir. Erkunt’un Türkiye’deki gücü; sahadaki varlığı, yaygın bayi ve servis ağı, yerli mühendislik kabiliyeti ve çiftçilerimizle kurduğu uzun yıllara dayanan güven ilişkisinden geliyor.
Markamızın gücünü yalnızca pazar verileriyle değil, çiftçilerimizin bize duyduğu güvenle ölçüyoruz. Bugün Erkunt Traktör; Türkiye’de üretim yapan, ürün geliştiren, sahayı dinleyen ve tarımın geleceğine katkı sunmayı sürdüren güçlü bir yerli marka olarak faaliyetlerine devam ediyor.
İhracat faaliyetleriniz ve uluslararası pazarlardaki büyüme stratejiniz hakkında bilgi verir misiniz?
Erkunt Traktör olarak ihracatı yalnızca satış hacmini artıran bir faaliyet olarak değil, Türk mühendisliğinin ve yerli üretim kabiliyetimizin uluslararası pazarlardaki karşılığı olarak görüyoruz. Bugün 30’dan fazla ülkeye ulaşan ihracat ağımızla farklı coğrafyalarda, farklı tarımsal ihtiyaçlara cevap veren bir marka konumundayız. Uluslararası pazarlarda kalıcı olmanın temel şartı, her ülkeye aynı ürünü sunmak değil; o ülkenin iklim koşullarını, tarımsal üretim yapısını, arazi özelliklerini, mevzuat gerekliliklerini ve kullanıcı beklentilerini doğru analiz edebilmektir. Bu nedenle ihracat yaptığımız pazarlarda ürünlerimizi ülke bazında değerlendiriyoruz. Motor, donanım, lastik, kabin, ekipman uyumu ve teknik özellikleri, ilgili pazarın ihtiyaçlarına göre şekillendiriyoruz.
Özellikle Avrupa, Balkanlar, Afrika ve diğer bölgesel pazarlarda edindiğimiz deneyimler bize şunu gösterdi: Rekabet gücü yalnızca ürün kalitesiyle değil, ürünün pazara ne kadar doğru adapte edildiğiyle de belirleniyor. Her ülkenin tarımsal üretim modeli, kullanıcı beklentisi ve çalışma koşulları farklı. Biz de ihracat stratejimizi bu gerçek doğrultusunda oluşturuyoruz.
Bu nedenle uluslararası büyüme yaklaşımımızın merkezinde; pazar odaklı ürün geliştirme, güçlü distribütör yapılanması, yedek parça bulunabilirliği, teknik destek kapasitesi ve satış sonrası hizmetlerin sürekliliği yer alıyor. Bizim için ihracat, traktörü limana göndermekle tamamlanan bir süreç değil; o traktörün sahada verimli şekilde çalışmasını, kullanıcının ihtiyaç duyduğunda destek alabilmesini ve markaya duyulan güvenin sürdürülebilir olmasını kapsayan uzun soluklu bir ilişkiyi ifade ediyor. Ayrıca Erkunt Traktör, yurt dışına lisans veren ilk yerli traktör markalarından biri olarak sektör açısından önemli bir başarıya imza attı. Bu yaklaşım, markamızın yalnızca ihracat yapan değil, aynı zamanda teknoloji ve üretim bilgisini uluslararası ölçekte paylaşabilen bir üretici olduğunu da ortaya koyuyor.
Önümüzdeki dönemde hedefimiz; mevcut pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmek, yeni pazarlarda Erkunt markasının bilinirliğini artırmak ve Türkiye’de geliştirdiğimiz mühendislik gücünü daha geniş bir coğrafyaya taşımak. Sürdürülebilir, güvenilir ve pazara özel çözümler sunan ihracat yapımızla büyümemizi sürdürmeye devam edeceğiz.

Ar-Ge çalışmaları ve yerli üretim vizyonu Erkunt için ne ifade ediyor?
Ar-Ge, Erkunt Traktör’ün geleceğe bakışının merkezinde yer alıyor. Bizim için yerli üretim yalnızca Türkiye’de üretim yapmak anlamına gelmiyor; aynı zamanda kendi mühendislik kabiliyetimizi geliştirmek, kendi teknolojimizi üretmek ve çiftçilerimizin ihtiyaçlarına uygun çözümleri kendi bilgi birikimimizle tasarlamak anlamını taşıyor. eCapra motor ailesi, bu vizyonun en somut örneklerinden biri. Yerli mühendislik gücümüzle geliştirdiğimiz motorlarımız, performansın yanı sıra çevreci teknolojisiyle de markamızın ulaştığı seviyeyi ortaya koyuyor. Euro 5 emisyon normlarına uygun olarak geliştirilen bu motor ailesi; yakıt verimliliği, dayanıklılık ve çevresel sorumluluk açısından önemli bir adımı temsil ediyor.
Beş yıl motor garantisiyle sunduğumuz güvence de ürünümüze, mühendisliğimize ve üretim kalitemize duyduğumuz güvenin açık bir göstergesi. Biz, çiftçilerimize yalnızca bugün kullanacakları bir traktör sunmak istemiyoruz. Uzun yıllar güvenle çalışabilecekleri, işletme maliyetlerini azaltan ve yaptıkları işe değer katan çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.
Önümüzdeki dönemde Ar-Ge yatırımlarımızı daha da güçlendirerek daha verimli, daha çevreci, daha konforlu ve daha yüksek katma değerli traktörler geliştirmeye devam edeceğiz. Yerli üretim vizyonumuzun temelinde de bu anlayış yer alıyor. Türkiye’de geliştirmek, Türkiye’de üretmek ve dünya pazarlarında rekabet edebilecek teknolojileri sahaya sunmak en önemli hedeflerimiz arasında bulunuyor.

Dijitalleşme, bayi ağı ve satış sonrası hizmetler yaklaşımınız nasıl şekilleniyor?
Traktör sektöründe müşteri memnuniyeti yalnızca satış anında oluşmaz. Asıl güven, ürün sahaya çıktıktan sonra başlar. Bu nedenle Erkunt Traktör olarak bayi ağımızı, yetkili servis yapılanmamızı ve satış sonrası hizmetlerimizi markamızın en stratejik güçlerinden biri olarak görüyoruz. Türkiye genelindeki yaygın yetkili satıcı ve yetkili servis ağımızla çiftçilerimize hızlı, ulaşılabilir ve sürdürülebilir hizmet sunuyoruz. Amacımız, çiftçilerimizin traktörlerini en verimli şekilde kullanmalarını sağlamak, işlerinin aksamamasına destek olmak ve ihtiyaç duydukları her anda yanlarında olabilmek. Dijitalleşme de bu yaklaşımın önemli bir tamamlayıcısı. Bugün müşteri taleplerinin daha hızlı alınması, servis süreçlerinin daha etkin takip edilmesi, yedek parça erişiminin kolaylaştırılması, bakım süreçlerinin planlanması ve sahadan gelen geri bildirimlerin merkeze daha hızlı aktarılması için dijital altyapılarımızı geliştirmeyi sürdürüyoruz.
Web sitemiz, dijital iletişim kanallarımız, yetkili servis ve bayi erişim sistemlerimiz ile çevrim içi yedek parça ve bakım paketi süreçlerimiz bu dijital dönüşümün somut örneklerini oluşturuyor. Özellikle servis süreçlerinin dijital olarak takip edilmesi, bakım planlamalarının daha etkin yönetilmesi, yedek parça erişiminin hızlandırılması ve sahadan gelen geri bildirimlerin merkeze daha kısa sürede ulaştırılması, müşteri deneyimini güçlendiren önemli başlıklar arasında yer alıyor. Biz dijitalleşmeyi insan temasının yerine geçen bir yapı olarak değil; bayi, servis, fabrika ve çiftçi arasındaki bağı güçlendiren bir araç olarak görüyoruz. Çünkü tarım sektöründe güven hala insan ilişkileriyle kuruluyor. Dijital altyapılar ise bu güven ilişkisinin daha hızlı, daha şeffaf ve daha sürdürülebilir şekilde yönetilmesini sağlıyor.

Önümüzdeki dönemde hedefimiz, satıştan satış sonrasına kadar uzanan tüm müşteri yolculuğunu daha izlenebilir, daha hızlı ve daha verimli hale getirmek. Çünkü bizim için güçlü bir marka olmak, yalnızca iyi traktör üretmek değil; o traktörün tüm kullanım ömrü boyunca çiftçimizin yanında olabilmek anlamına geliyor.
Erkunt Traktör olarak temel hedefimiz; üretimden satış sonrasına, Ar-Ge’den ihracata kadar tüm süreçlerde çiftçilerimize değer yaratan, güven veren ve geleceğe hazırlanan bir marka olmayı sürdürmek.
