Fendt, Xaver konseptinin en son geliştirmesi olan Fendt Xaver GT’yi tanıttı. Otonom tarla robotu, özellikle yoğun yabancı ot kontrolü gerektiren sebze ve sıra arası bitki yetiştiriciliğinde, hassas tarıma yönelik yeni nesil bir çözüm olarak konumlanıyor.
Fendt’in tarımda çığır açan tek operatörlü ekipman taşıyıcı yaklaşımı, Xaver GT ile bu kez insansız sistem vizyonuna evriliyor. GT kısaltmasının Almanca “Geräte-Träger / Ekipman Taşıyıcı” anlamına gelmesi, modelin genetik mirasını günümüz otonom tarım teknolojilerine taşıyor. Standart traktörler ağır ve geniş ekipmanlar ile taşıma operasyonlarındaki merkezi rolünü korurken, Fendt Xaver GT bu yapıyı tamamlayan otonom sistem taşıyıcı olarak öne çıkıyor. Üç nokta askı ve hidrolik hatlar gibi standart bağlantı arayüzleri sayesinde makine, ürün döngüsünün farklı aşamalarındaki daha hafif tarla işlerini ihtiyaç duyulduğunda otonom modda, güvenli ve yüksek hassasiyetle yerine getirebiliyor. Hafif gövde yapısı ile orta montaj konumunun birleşimi, araç–ekipman kombinasyonunun toplam ağırlığını düşürürken aks yük dağılımını koruyor ve çoklu geçişlerde bile toprak sıkışmasını azaltıyor. Bu yapı, Xaver GT’nin yıl boyunca yüksek kullanım süresi ve maliyet etkinliğiyle çalışmasını mümkün kılıyor.

Sistem taşıyıcı tasarım, çok yönlü uygulama esnekliği sağlıyor
Otonom sistem taşıyıcı olarak geliştirilen Fendt Xaver GT, orta ve arka montaj konumlarına sahip yapısıyla öne çıkıyor. Orta bölgedeki güç kaldırıcı kayar bir şase üzerinde konumlanırken, her iki üç nokta bağlantısı 2 ton kaldırma kapasitesi sunuyor. 3,4 metrelik dingil mesafesi, arazide dengeli ve stabil bir sürüş karakteri oluşturuyor. Tasarım dili, Fendt tarihindeki ikonik GT ekipman taşıyıcılarının karakteristik formunu modern bir yorumla yeniden yansıtıyor. İz genişliği 1,5 m, 1,8 m, 2,0 m ve 2,25 m seçenekleriyle ayarlanabiliyor. Böylece model, Avrupa ve uluslararası tarım sistemlerinin büyük çoğunluğuyla uyumlu çalışıyor ve mevcut iz hatlarını kullanabiliyor. 50 cm yerden yükseklik değeri, ileri büyüme evrelerinde dahi bitkilere zarar vermeden uygulama yapılmasına imkan tanıyor. Bu sayede tarla, tohum yatağı hazırlığında traktörle işlenirken; ekim, çapalama, tırmıklama ve bitki bakımı gibi tekrarlı ve zaman alan işler Xaver GT tarafından otonom şekilde üstleniliyor. Hasat ise konvansiyonel hasat makineleriyle tamamlanıyor. Böylece Xaver GT, monoton ve tekrarlı iş süreçlerini devralırken uzman operatörler kritik ve daha karmaşık görevlere paralel olarak odaklanabiliyor.

Taşıma esnasında römork modu devreye giriyor
Karayolu transferinde Fendt Xaver GT, özel transport modu sayesinde römork formuna geçiyor ve bir traktörle kolaylıkla tarlaya taşınabiliyor. Tarlaya ulaşıldığında makine, tek bir operatör tarafından uzaktan kumanda ile konumlandırılıyor ve çalışma modu aktif hale getiriliyor.
Dizel-hibrit güç aktarma, yüksek manevra hassasiyeti sunuyor
Xaver GT’nin güç aktarma sistemi seri hibrit yapıda tasarlanmış durumda. 25 kW gücündeki 48 V jeneratör bir dizel motor tarafından tahrik edilirken, 9 kWh kapasiteli batarya sistemi kısa süreli güç gereksinimlerinde ek destek sağlıyor. Dört bağımsız tahrikli ve yönlendirilebilir tekerlek, makinenin arazide yüksek manevra hassasiyetiyle çalışmasına olanak tanıyor. Tarla çalışma hızı 10 km/s seviyesine kadar çıkabiliyor. Uygulamaya göre Ackermann direksiyon (virajlarda tekerleklerin doğru açıyla dönmesini sağlayarak manevra kabiliyeti ve zemine uyumu artıran sistem), dört tekerlekten yönlendirme veya eğimli zeminlerde denge sağlayan krab-süperpozisyon modu seçilebiliyor.

İki kademeli güvenlik ve yapay zeka destekli çevre algılama, çalışmayı kolaylaştırıyor
Makinenin güvenlik sistemi iki aşamalı bir yapıda kurgulanmış. Geofencing ve durum izlemeyi içeren dokunsal güvenlik katmanı temel çalışma güvenliğini sağlarken; lidar sensörler ve kamera tabanlı proaktif çevre algılama sistemi, potansiyel engelleri erken aşamada tespit ederek otomatik karşı önlemleri devreye alıyor. Kullanıcı arayüzü FendtONE konseptini temel alıyor ve makineye mobil cihaz, tablet veya bilgisayar üzerinden uzaktan erişim sağlanabiliyor. Gelişmiş güzergah planlama ve uydu destekli yönlendirme, kamera ve lidar sistemleriyle birlikte yapay zeka tabanlı bitki, sıra ve iz hattı tanıma fonksiyonlarıyla destekleniyor. Bu yapı sayesinde gölgelenme gibi zayıf uydu sinyali koşullarında dahi bitki sıralarına hizalanmış hassas navigasyon sürdürülebiliyor.
Orta bağlantı noktasında otonom çapalama yüksek doğrulukla çalışıyor
Akslar arasındaki orta bağlantı konumunda, kayar şase üzerinde çalışan çapalama ekipmanları yüksek doğrulukla kontrol ediliyor. Ekipmanın makinenin ortasında yer alması, direksiyon hareketlerinden kaynaklanan yanal salınım etkisini belirgin biçimde azaltıyor ve bitkiye en yakın noktada güvenli çapalama yapılmasına olanak tanıyor. Sağlam sıra algılama altyapısı, rüzgarlı hava ve engebeli zemin koşullarında bile kayar şasenin güvenilir şekilde yönetilmesini sağlıyor. Bu kapsamda Fendt, RowPilot sistemini PTx iş birliği ile geliştiriyor ve mekanik yabancı ot kontrolünde hassasiyet seviyesini bir üst noktaya taşıyor.
