Japon tarım makineleri üreticisi Kubota, tamamen hidrojenle çalışan ve otonom sürüş kabiliyetine sahip yeni nesil traktör konseptini geliştirdi. Sıfır emisyonlu çalışma özelliğiyle çevreci bir alternatif sunan traktör, tarımda hem karbon nötrlüğü hem de iş gücü verimliliğini hedefliyor.
Kubota’nın geliştirdiği otonom yakıt hücreli traktör, tarımda iklim dostu dönüşümün en somut örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Şirket, yüksek enerji yoğunluğu sayesinde uzun çalışma süresi sunan hidrojen yakıt hücresi teknolojisini otonom sürüş sistemiyle birleştirerek çevre dostu ve iş gücünden tasarruf sağlayan bir çözüm ortaya koydu.Kubota Başkanı Yuichi Kitao, yeni modelin geliştirilme sürecine ilişkin yaptığı açıklamada “Tarımda hem karbon nötr geleceğe ulaşmak hem de artan iş gücü açığına çözüm bulmak artık bir zorunluluk. Yakıt hücreli otonom traktörümüz, bu iki hedefi aynı anda karşılayabilecek yenilikçi bir yaklaşım sunuyor” ifadelerini kullandı.
100 Beygir gücünde, operatörsüz çalışma imkanı
Traktörün güç sistemi, kaputun altında yer alan iki sıkıştırılmış hidrojen tankı tarafından besleniyor. Bu tanklar, modelin yarım gün boyunca kesintisiz çalışmasını sağlıyor. Yakıt hücresi tarafından üretilen elektrik, biri tekerleklere, diğeri ise PTO sistemine güç veren iki ayrı elektrik motoruna aktarılıyor. Performans açısından model, 100 beygir gücündeki dizel traktörlerle eşdeğer seviyede. Tamamen otonom sürüş ve uzaktan kumanda kabiliyetine sahip sistem, operatörsüz çalışmaya olanak tanıyor. Sadece su buharı salınımı yapan hidrojenli yapı ise çevreye sıfır emisyonla katkı sağlıyor.

Japonya’da saha testleri başlıyor
Kubota, konsept modelin Japonya’daki tarım alanlarında saha testlerine kısa süre içinde başlanacağını açıkladı. Testlerde otonom sürüşün güvenilirliği, yakıt ikmal süreçleri ve tarımsal faaliyetlerdeki performans ölçülecek. Bu süreç, modelin gelecekteki seri üretim planları için yol gösterici olacak.

Sürdürülebilir tarımın yeni dönemi
Kubota, hidrojen yakıt hücresi teknolojisini traktör segmentine taşıyan bu modelle, sürdürülebilir tarım ve enerji dönüşümü alanında önemli bir adım attı. Şirket, önümüzdeki dönemde hidrojen, biyoyakıt ve sentetik yakıt gibi alternatif enerji kaynaklarına yönelik Ar-Ge çalışmalarını da genişletecek.
