Kutlucan Biçerdöver ve Traktör San. Tic. Ltd. Şti., Fendt markasıyla Türkiye’deki 20. yılını geride bırakırken, 2023 yılından bu yana distribütörlüğünü yürüttüğü Valtra markasıyla da büyümesini sürdürüyor. Şirket Müdürü Berkcan Kutlucan, “Çiftçiler artık traktörün fiyatına değil, toplam sahip olma maliyetine bakıyor” diyerek Fendt ve Valtra’nın sunduğu yakıt tasarrufu, düşük arıza oranı, uzun bakım aralıkları ve dijital tarım teknolojileriyle üreticilerin verimliliğine katkı sağlayan çözümleri değerlendirdi.
Kutlucan Biçerdöver ve Traktör San. Tic. Ltd. Şti., Türkiye’de Fendt ve Valtra markalarının distribütörlüğünü satış, servis ve yedek parça hizmetlerini kapsayan entegre bir yapılanmayla sürdürüyor. Fendt markasıyla 20 yılı geride bırakan şirket, Valtra ürün gamını da Türkiye pazarında büyütmeye devam ediyor. Profi Traktör Türkiye’ye konuşan Şirket Müdürü Berkcan Kutlucan, değişen pazar dinamikleri doğrultusunda üreticilerin satın alma kararlarında yalnızca ilk yatırım maliyetine değil, yakıt tüketimi, bakım giderleri ve arıza sıklığını da kapsayan toplam sahip olma maliyetine odaklandığını belirterek, Fendt ve Valtra’nın bu dönüşüme katkı sağlayan çözümlerini değerlendirdi.

2026 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz? Fendt ve Valtra distribütörlüğünde bugün nasıl bir noktadasınız?
2026 yılı bizim için önemli bir dönüm noktası çünkü Fendt markasıyla iş birliğimizin 20. yılını kutluyoruz. 2006 yılında başlayan bu yolculuk boyunca Fendt, Türkiye’de yüksek marka algısına sahip ve birçok üreticinin tercih ettiği bir marka haline geldi. Böylesine güçlü bir markayı uzun yıllardır temsil etmek bizim için önemli bir gurur kaynağı.
Valtra distribütörlüğümüz ise 2023 yılının ortasında başladı ve üçüncü yılına ulaştı. Faaliyetlerimize pazarın daralmaya başladığı bir dönemde başlamamıza rağmen markanın önümüzdeki yıllarda Türkiye’de çok daha güçlü bir konuma geleceğine inanıyoruz. Geniş ürün gamı, kullanım kolaylığı ve dayanıklı yapısıyla Valtra’nın Türkiye pazarında önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu düşünüyoruz. Diğer distribütörlük yapılarından farklı olarak satış, servis ve yedek parça hizmetlerinin tamamını kendi şubelerimiz üzerinden yürütüyoruz. Böylece müşterilerimize hem satış öncesinde hem de kullanım sürecinde daha hızlı ve profesyonel hizmet sunabiliyoruz.

Fendt ve Valtra’nın Türkiye pazarındaki konumu hakkında neler söylemek istersiniz?
Öncelikle Türkiye traktör pazarında yeniden öngörülebilir ve istikrarlı bir yapının oluşmasını arzu ediyoruz. Son üç yılda pazarın yaklaşık yüzde 75 oranında daralması, sektörün uzun vadeli planlama yapmasını oldukça zorlaştırdı. Türkiye pazarı her zaman sürprizlere açık bir yapıya sahip olsa da önümüzdeki dönemde daha öngörülebilir koşulların oluşmasını bekliyoruz.
Valtra’nın özellikle 130 beygir gücü üzerindeki segmentte önemli büyüme potansiyeli taşıdığına inanıyoruz. N Serisi ile başlayan ve T, Q ile S Serilerinde sunulan TwinTrac sistemi, operatörün koltuğunu çevirerek traktörü ters yönde kullanabilmesine olanak sağlıyor. Özellikle silaj üretiminde çalışan işletmeler açısından bu sistem önemli bir konfor ve verimlilik avantajı sunuyor.
Fendt tarafında ise profesyonel tarım işletmelerinin artmasıyla birlikte teknoloji odaklı ürünlere olan talebin de yükseleceğini düşünüyoruz. Marka; ileri teknoloji, kalite ve operatör konforunu bir arada sunmasıyla öne çıkıyor.

Son dönemde Fendt ürün gamında hangi modeller öne çıkıyor?
Kutlucan olarak Fendt’in Full-Line distribütörleri arasında yer alıyoruz. Bu kapsamda traktörlerden biçerdöverlere, balya makinelerinden silaj biçerlerine kadar tüm ürün gruplarını Türkiye pazarına sunabiliyoruz.Traktör tarafında en büyük heyecanımız, yeni nesil 300 Vario ve 500 Vario serilerinin Türkiye’ye gelecek olması. Agritechnica 2025 Fuarı’nda tanıtılan bu modellerin seri üretimi eylül ayında başlayacak.
Biçerdöver grubunda düşük dane kaybı ve yakıt ekonomisiyle öne çıkan L ve C Serisi modeller özellikle tarım müteahhitleri tarafından yoğun ilgi görüyor.
Prizmatik ve silindir balya makinelerimiz ise kullanım kolaylığı ve dayanıklılığı sayesinde son yıllarda pazar payını sürekli artırıyor.
Bizim için en önemli ürünlerden biri de Fendt Katana silaj biçeri. Yüksek silaj kalitesi, güçlü performansı ve operatör konforuyla özellikle büyük ölçekli işletmeler ve tarım müteahhitleri tarafından her geçen yıl daha fazla tercih ediliyor.

Valtra modelleri hangi kullanıcı gruplarında daha talep görüyor?
Valtra’nın en önemli avantajı kullanım kolaylığıdır. TwinTrac sistemi sayesinde traktörlerini aynı zamanda silaj biçeri olarak kullanan büyük ölçekli işletmeler özellikle N ve T Serisi modelleri tercih ediyor.Bu seriler Valtra’nın uzun yıllara dayanan mühendislik mirasını taşıyor. Dayanıklı yapıları ve zorlu çalışma koşullarındaki performansları sayesinde profesyonel kullanıcıların beklentilerini karşılıyor.
Profesyonel işletmeler neden Fendt’i tercih ediyor?
Fendt, sunduğu ileri teknolojiyle profesyonel tarım işletmelerinin ilk tercihleri arasında yer alıyor. Düşük yakıt tüketimi işletme maliyetlerini azaltırken, kademesiz Vario şanzıman uzun çalışma saatlerinde operatöre önemli bir konfor sağlıyor.Aile işletmeleri açısından da Fendt yalnızca bir yatırım aracı olarak görülmüyor. Traktörü aile bireylerinin kullandığı işletmelerde kullanım kolaylığı ve sürüş konforu önemli tercih sebepleri arasında bulunuyor.
Dijital tarım teknolojileri üreticilere hangi avantajları sağlıyor?
Artan üretim maliyetleri nedeniyle çiftçiler artık girdileri daha verimli kullanabilecek çözümlere yöneliyor.Fendt ve Valtra’nın tüm ürünlerinde sunulan otomatik dümenleme sistemleri, ekim ve ilaçlama sırasında üst üste binmeleri azaltarak tohum, gübre ve zirai ilaç kullanımını düşürüyor.Bunun yanında gece ve gündüz aynı hassasiyetle çalışılabilmesi mümkün oluyor. Operatör yorgunluğunun azalması ise hem verimliliği artırıyor hem de uzun çalışma dönemlerinde önemli avantaj sağlıyor.Bu teknolojilerin en önemli katkılarından biri de işleri daha kısa sürede tamamlayarak üreticilerin değişen iklim koşullarından daha az etkilenmesine yardımcı olmasıdır.
Türkiye’de traktör ve tarım makineleri tercihleri nasıl değişiyor?
Üreticiler artık yalnızca satın alma fiyatına değil, toplam sahip olma maliyetine odaklanıyor.Yakıt tüketimi, bakım maliyetleri, servis giderleri ve arıza sıklığı gibi kriterler satın alma kararlarında belirleyici hale geldi. Profesyonel işletmeler uzun vadeli maliyet hesapları yaparak yatırım kararlarını şekillendiriyor.Fendt ve Valtra markaları da düşük yakıt tüketimi, uzun bakım aralıkları ve düşük arıza oranlarıyla işletmelerin karlılığına katkı sağlıyor.

Pazar koşulları yatırım kararlarında hangi faktörleri öne çıkarıyor?
Son yıllarda üreticilerin gelirlerinin azalması yatırım iştahını da olumsuz etkiledi. Çiftçiler emeklerinin karşılığını alamadıkları dönemlerde yeni makine yatırımlarını ertelemek zorunda kalıyor.Buna rağmen üreticiler mesleklerine güçlü bir bağlılıkla üretimlerini sürdürüyor. Tarımsal üretimin yeniden karlı hale gelmesiyle birlikte makine yatırımlarının da canlanacağını düşünüyoruz.
Satış sonrası hizmetler neden daha fazla önem kazandı?
Tarımda zaman en kritik unsurlardan biri haline geldi. Özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle hasat süreleri kısalırken makinelerin kesintisiz çalışması daha büyük önem taşıyor.Bu nedenle profesyonel işletmeler daha yüksek beygir gücüne sahip traktörlere yönelerek iş kapasitelerini artırıyor.
Satış sonrası hizmetlerde ise hızlı servis kadar düşük arıza oranının da önemli olduğunu düşünüyorum. Bana göre bir makinenin daha az arıza yapması, yalnızca hızlı servis sunulmasından daha büyük avantaj sağlıyor. Çünkü düşük arıza oranı işletmenin verimliliğini ve karlılığını doğrudan etkiliyor.

Kutlucan’ın gelecek dönem hedefleri neler olacak?
Önümüzdeki dönemin bugünden daha kolay olmayacağını düşünüyoruz. Tarımsal üretimde karlılık artmadan pazarın kalıcı şekilde toparlanması kolay görünmüyor.Biz ise yüksek yakıt tasarrufu, düşük arıza oranı ve toplam sahip olma maliyetindeki avantajlarıyla üreticilerin daha verimli çalışmasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz.Hedefimiz, Fendt ve Valtra markalarının Türkiye pazarındaki payını artırırken, profesyonel tarıma geçiş sürecinde üreticilerimizin en güçlü çözüm ortaklarından biri olmaya devam etmek.
