Notice: WP_Scripts::add işlevi yanlış çağrıldı. "powerkit" tanıtıcısına sahip komut dosyası, kayıtlı olmayan bağımlılıklarla kuyruğa eklendi: tippy. Ayrıntılı bilgi almak için lütfen WordPress hata ayıklama bölümüne bakın. (Bu ileti 6.9.1 sürümünde eklendi.) in /home2/prof5966/public_html/wp-includes/functions.php on line 6131
Türk çiftçisine traktör ve tarım makineleri başta olmak üzere, mekanizasyon ve hayvancılık sektöründeki tüm yenikleri ve son gelişmeleri en doğru şekilde ulaştırıyoruz.
Follow
Abonelik Formu

SETAŞ Global Genel Müdürü Dr. Mustafa Çağa: “Tarlada gücü, işletmede kolaylığı, siloda verimliliği SANY ile sağlıyoruz”

Tarım ve hayvancılık işletmelerinde verimlilik artık yalnızca güçlü traktörlere bağlı değil; işleri hızlandıran ve iş yükünü azaltan yardımcı makineler de giderek daha önemli hale geliyor. SETAŞ Global, SANY teleskopik yükleyici çözümlerini Türkiye pazarına sunarak balya taşıma, silaj yükleme, ahır içi operasyonlar ve depo yönetimi gibi alanlarda işletmelere yeni bir verimlilik standardı kazandırıyor. SETAŞ Global Genel Müdürü Dr. Mustafa Çağa, Profi Traktör Türkiye’ye verdiği özel röportajda, “Tarlada gücü, işletmede kolaylığı, siloda verimliliği SANY ile sağlıyoruz” diyerek teleskopik yükleyicilerin tarımdaki yükselen rolünü, SANY’nin sektördeki konumunu değerlendirdi.

Tarımda artan üretim baskısı ve operasyon yoğunluğu, mekanizasyon yatırımlarını yalnızca iş gücünü azaltan bir unsur olmaktan çıkarıp stratejik bir verimlilik aracına dönüştürüyor. Özellikle büyük ölçekli işletmelerde süreç yönetimi, hız ve maliyet optimizasyonu ön plana çıkarken, teleskopik yükleyiciler bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. SANY teleskopik yükleyici (telehandler) modellerinin Türkiye distribütörü olan SETAŞ Global Genel Müdürü Dr. Mustafa Çağa, bu değişimi ve Türk tarımındaki etkilerini Profi Traktör Türkiye’ye aktardı.

Öncelikle sizi ve SETAŞ Global’i kısaca tanıyabilir miyiz?

İşletme alanında doktora yaptım, aynı zamanda üniversitede dersler veriyorum. Ancak sahada olmak, üreticiyle birebir temas kurmak ve makinenin gerçek çalışma koşullarında ne yaptığını görmek benim için hiçbir zaman masa başı işlerinin önüne geçmedi. Bugün SETAŞ Global Genel Müdürü olarak SANY markasının Türkiye’deki temsil yapılanmasını yönetiyorum. Ürün grubumuz içerisinde teleskopik yükleyiciler, forkliftler, mobil kırıcılar, jeneratörler ve personel yükseltici platformlar yer alıyor. Profi Traktör Türkiye okuyucularıyla buluşmak bizim için ayrıca anlamlı; çünkü teleskopik yükleyici, Türk tarım sektöründe hala gelişim aşamasında olan ancak çok yüksek potansiyel taşıyan bir ekipman grubu. Bugün birçok çiftlikte ve hayvancılık işletmesinde hala traktör üzerine kurulu bir operasyon yapısı var. Ancak işletmeler büyüdükçe, günlük iş yükü arttıkça ve zaman baskısı yoğunlaştıkça yalnızca traktörle yürütülen sistemler belirli noktalarda yetersiz kalabiliyor. Teleskopik yükleyici tam olarak bu noktada devreye giriyor.

Dr. Mustafa ÇAĞA – SETAŞ Global Genel Müdürü

SANY markasını hiç duymamış bir çiftçiye bu markayı nasıl anlatırsınız?

SANY, 1994 yılında Çin’in Hunan eyaletinde küçük bir atölye olarak başladı. Bugün ise ürünleri 150’den fazla ülkede kullanılan, milyarlarca dolarlık ciroya sahip ve dünyanın en büyük iş makinesi üreticileri arasında yer alan global bir marka konumunda. KHL Yellow Table 2025 verilerine göre dünyanın en büyük iş makinesi üreticileri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Özellikle beton makineleri tarafında küresel ölçekte lider üreticilerden biri. Ancak burada yalnızca rakamları konuşmak eksik olur. SANY’nin üretim altyapısı da son derece önemli. Markanın bazı fabrikaları, Dünya Ekonomik Forumu tarafından “Lighthouse Factory” olarak tanımlanan ileri teknoloji üretim merkezleri arasında gösteriliyor. Bu, Endüstri 4.0, otomasyon, veri yönetimi ve dijital üretim teknolojileri açısından dünyanın referans kabul ettiği tesisler anlamına geliyor. Dolayısıyla bugün SANY’yi yalnızca “Çin menşeli bir marka” olarak değerlendirmek doğru olmaz. Mühendislik altyapısı, üretim kalitesi, global servis ağı, garanti yaklaşımı ve teknoloji yatırımlarıyla uluslararası ölçekte güçlü bir oyuncudan söz ediyoruz.

Teleskopik yükleyici denildiğinde Türk çiftçisi ne anlamalı? Traktörden temel farkı nedir?

Traktör Türk tarımının omurgasıdır ve bu değişmeyecektir. Ancak traktörün yapamadığı ya da ciddi verim kaybıyla yaptığı bazı operasyonlar var. Örneğin üç tonluk bir ot balyasını yüksek seviyeye kaldırmak, dar bir ahır koridorunda manevra yaparak yem silosuna malzeme aktarmak ya da kaygan zeminde sürekli yükleme operasyonu yürütmek bunlardan bazıları. Teleskopik yükleyicinin merkezinde uzayıp kısalabilen teleskopik bom sistemi bulunuyor. Bu yapı sayesinde makine; forklift gibi yük taşıyabiliyor, vinç gibi erişim sağlayabiliyor ve yükleyici gibi malzeme aktarabiliyor. Doğru ataşman kullanımıyla aynı makine üzerinde balya kıskacı, kova, palet çatalı, silaj kepçesi, insan sepeti veya yük kancası kullanılabiliyor. Bu da tek bir makineyi çok yönlü bir operasyon çözümüne dönüştürüyor. Elbette traktöre ön yükleyici ekipmanı takılabiliyor. Ancak kaldırma yüksekliği, denge, erişim mesafesi ve manevra kabiliyeti belirli seviyelerde sınırlı kalıyor. Özellikle yüksek istifleme ve yoğun yükleme operasyonlarında teleskopik yükleyici ciddi avantaj sağlıyor.

Türk çiftçisi bu makineyi pratikte en çok hangi işlerde kullanıyor?

Kullanım alanları özellikle üç ana başlıkta yoğunlaşıyor:

Birincisi hayvancılık işletmeleri. Balya taşıma, yem dağıtımı, gübre temizliği ve ahır içi malzeme aktarımı burada günlük operasyonların temelini oluşturuyor. Büyükbaş hayvancılık işletmelerindeki dar koridorlar ve yoğun çalışma temposu düşünüldüğünde kompakt yapı ve manevra kabiliyeti ciddi avantaj sağlıyor. İkinci alan tahıl ve silaj operasyonları. Hasat sonrası ürünün siloya, depoya veya kamyona hızlı şekilde aktarılması gerekiyor. Bu noktada zaman baskısı çok yüksek. Hızlı çevrim süresi sağlayan bir makine, işletmenin günlük operasyon kapasitesini doğrudan etkiliyor. Üçüncü alan ise meyvecilik ve bahçe tarımı. Özellikle elma, armut, kiraz, fındık ve zeytin üretiminde hasat kasalarının taşınması, tank dolum işlemleri ve sezonluk yükleme operasyonlarında teleskopik yükleyiciler aktif şekilde kullanılıyor. Bugün birçok işletme artık bu makineyi yalnızca “Yük kaldıran bir ekipman” olarak değil, operasyonun merkezindeki ana yardımcı makine olarak değerlendiriyor.

“Traktörle yaptığım pek çok işi artık telehandler ile yapıyorum” diyen çiftçiler var. Bu görüşe katılıyor musunuz?

Bu görüşün arkasındaki hissiyatı çok iyi anlıyorum çünkü teleskopik yükleyici özellikle kaldırma ve yükleme operasyonlarında ciddi hız ve konfor sağlıyor. Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Traktör hala çekiş gücü, toprak işleme, ekipman çekme ve tarla operasyonlarında vazgeçilmez konumda. Teleskopik yükleyici ise kaldırma, yükleme, istifleme ve erişim gerektiren operasyonlarda öne çıkıyor. Dolayısıyla bu iki makine birbirinin rakibi değil; birbirini tamamlayan iki önemli çözüm. Özellikle orta ve büyük ölçekli işletmelerde traktör ile teleskopik yükleyicinin birlikte çalıştığını görüyoruz. Son dönemde küçük aile işletmelerinde de traktörün yanında ikinci makine olarak telehandler yatırımları yaygınlaşmaya başladı.

Türkiye tarım sektörü teleskopik yükleyici kullanımına hazır mı?

Farkındalık her geçen yıl artıyor ancak segment hala gelişim aşamasında. Türkiye’de uzun yıllardır JCB, Manitou, Merlo ve Faresin gibi güçlü markalar bu pazarda faaliyet gösteriyor. Bunların tamamı sektörün önemli oyuncuları ve ciddi deneyime sahip markalar. Ancak fiyat seviyeleri birçok işletme için önemli bir yatırım bariyeri oluşturabiliyor. SANY’nin burada sunduğu en önemli avantaj; yüksek performanslı ve güçlü teknik altyapıya sahip bir ürünü daha ulaşılabilir maliyetlerle sunabilmesi. Türkiye’de iş makinesi pazarı son yıllarda ciddi büyüme gösterdi. Özellikle tarım, hayvancılık yatırımları ve yeniden yapılanma süreçleri bu talebi destekledi. Tarım tarafında artık yalnızca traktör değil, operasyonel verimliliği artıran yardımcı makineler de daha fazla konuşuluyor. Bugün çiftçi yalnızca “İşimi yapıyor mu?” sorusunu değil, “zaman kazandırıyor mu, yakıtı düşürüyor mu, iş gücü ihtiyacını azaltıyor mu?” sorularını da soruyor. Bu değişim teleskopik yükleyici segmentinin büyümesini hızlandırıyor.

Bu segmentte rekabet oldukça güçlü. SANY’yi öne çıkaran temel unsurlar neler?

Türkiye’de teleskopik yükleyici segmentinde köklü markalar uzun yıllardır güçlü şekilde konumlanmış durumda. Rekabetin yoğun olduğu bir pazardan söz ediyoruz. SANY’nin öne çıkardığı temel başlıkların ilki fiyat-performans dengesi. Benzer kaldırma kapasitesi ve erişim değerlerinde oldukça rekabetçi bir yapı sunuyoruz. İkinci önemli konu dayanıklılık ve garanti yaklaşımı. Sağlam şasi yapısı, yüksek mukavemetli çelik konstrüksiyon ve standart garanti politikaları kullanıcı açısından önemli bir güven oluşturuyor. Üçüncü başlık ise toplam sahip olma maliyeti. Düşük devirde yüksek tork üreten motor yapısı, uzun servis aralıkları ve yük algılayan hidrolik sistem sayesinde yakıt tüketimi ve işletme maliyetleri optimize ediliyor. Çiftçi açısından yalnızca satın alma maliyeti değil, uzun vadeli işletme gideri de büyük önem taşıyor. Çünkü bu makineler yoğun çalışan ekipmanlar ve toplam maliyet hesabı zaman içerisinde çok daha belirleyici hale geliyor.

Hayvancılık işletmeleri için teleskopik yükleyicinin en büyük avantajı nedir?

Hayvancılık işletmelerinde her gün tekrar eden dört temel operasyon var: Yem dağıtımı, balya taşıma, gübre temizliği ve malzeme aktarımı. Bu süreçler yılın 365 günü devam ediyor. Teleskopik yükleyici bu operasyonların tamamını daha hızlı, daha güvenli ve daha düşük iş gücüyle gerçekleştirebiliyor. Özellikle dar ahır koridorlarında manevra kabiliyeti ciddi avantaj sağlıyor. SANY’nin kompakt modellerinde dört tekerlekten yönlendirme sistemi ve “Yengeç modu” gibi özellikler bulunuyor. Bu yapı sayesinde dar alanlarda hareket kabiliyeti ciddi ölçüde artıyor. Makineyi aktif kullanan birçok işletmeden benzer geri dönüşler alıyoruz. Operasyon kolaylığı, zaman kazancı ve iş yükündeki azalma kullanıcıların en çok vurguladığı konular arasında yer alıyor. Bir kez bu sistemle çalışan birçok işletme, eski çalışma düzenine dönmenin ne kadar zor olduğunu fark ediyor.

Çiftçiler bu yatırımı nasıl finanse edebiliyor?

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın belirli makine gruplarında sunduğu destekler ve sübvansiyonlu kredi modelleri sektöre önemli katkı sağlıyor. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticiler çeşitli desteklerden yararlanabiliyor. Bunun yanında Ziraat Bankası’nın tarımsal mekanizasyon kredileri de önemli finansman kaynakları arasında yer alıyor. Distribütör olarak biz de kullanıcıların yatırım süreçlerini kolaylaştıracak farklı finansman çözümleri üzerinde çalışıyoruz. Çoğu zaman mesele yalnızca yatırım bütçesi değil; doğru finansman modelinin oluşturulabilmesi oluyor. Çünkü üretici yatırım yapmak istiyor ancak ödeme planının işletme döngüsüne uygun olması gerekiyor.

“Çin malı ürün” algısı konusunda çiftçinin aklındaki soru işaretleri nasıl giderilebilir?

Geçmiş yıllarda pazarda farklı kalite seviyelerinde Çin menşeli ürünler görüldü ve bu durum doğal olarak bazı önyargılar oluşturdu. Ancak bugün SANY çok farklı bir noktada konumlanıyor. Uluslararası standartlarda üretim altyapısı, global servis organizasyonu, gelişmiş mühendislik çözümleri ve yüksek üretim kapasitesi markanın geldiği seviyeyi gösteriyor. SETAŞ Global olarak Türkiye’de kurduğumuz servis ve yedek parça altyapısını bu işin en kritik parçalarından biri olarak görüyoruz. Çünkü tarımda zaman kaybının telafisi her zaman kolay olmuyor. Özellikle hasat döneminde yaşanacak bir duruşun işletme açısından ne kadar kritik sonuçlar doğurabileceğini çok iyi biliyoruz. Bu nedenle satış sonrası hizmetleri yalnızca teknik destek değil, iş sürekliliğinin bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Makineyi teslim etmek bizim için ilişkinin başlangıcı anlamına geliyor.

Tarımda mekanizasyon sizce nasıl bir yöne ilerliyor?

Dünya nüfusu artıyor ancak tarım arazileri aynı hızda büyümüyor. Önümüzdeki yıllarda daha az kaynakla daha yüksek verim üretmek zorunda kalacağız. Bu durum mekanizasyonu ve dijitalleşmeyi kaçınılmaz hale getiriyor. Bugün artık yalnızca güçlü makine değil; Veri yönetimi, yakıt verimliliği, operasyon takibi ve sürdürülebilirlik de büyük önem taşıyor. SANY de bu dönüşümde özellikle dijitalleşme, elektrikli ürünler ve düşük emisyon teknolojilerine yatırım yapıyor. GPS tabanlı filo yönetimi ve IoT entegrasyonu mevcut ürünlerde aktif şekilde kullanılıyor. Önümüzdeki dönemde tarım segmentinde elektrikli ve hibrit teleskopik yükleyicilerin daha fazla yaygınlaşacağını düşünüyoruz. Yakıt maliyetlerinin işletmeler üzerindeki etkisi düşünüldüğünde bu dönüşüm Türk çiftçisi açısından da önemli avantajlar sağlayacak.

Son olarak Türk çiftçisine vermek istediğiniz mesaj nedir?

Doğru makine, doğru yerde ve doğru işte kullanıldığında yalnızca iş gücünü azaltmaz; işletmenin verimliliğini, üretim kapasitesini ve karlılığını da doğrudan etkiler. Teleskopik yükleyici Türk tarımı için hala gelişmekte olan bir ürün grubu olabilir ancak Avrupa ve Kuzey Amerika’daki büyük ölçekli işletmelerde uzun yıllardır temel ekipmanlardan biri olarak kullanılıyor.Türk çiftçisi de aynı verimlilik seviyesine ulaşmayı hak ediyor. Biz de SANY olarak bunu ulaşılabilir ve sürdürülebilir çözümlerle sunmak için çalışıyoruz. Sahaya gelip makineyi görmek, operasyonda nasıl çalıştığını deneyimlemek ve gerçek kullanım koşullarını incelemek karar sürecini çok daha net hale getiriyor. Çünkü bu makineler anlatıldığında değil, sahada görüldüğünde farkını çok daha güçlü hissettiriyor.

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Article

Bridgestone, VT-Tractor serisinin ebat aralığını genişletiyor

Next Article

Yanmar Türkiye, Konya Tarım Fuarı’nda Solis serisi traktörleri ve kompakt segment çözümlerini tanıttı

Related Posts
Total
0
Share