Notice: WP_Scripts::add işlevi yanlış çağrıldı. "powerkit" tanıtıcısına sahip komut dosyası, kayıtlı olmayan bağımlılıklarla kuyruğa eklendi: tippy. Ayrıntılı bilgi almak için lütfen WordPress hata ayıklama bölümüne bakın. (Bu ileti 6.9.1 sürümünde eklendi.) in /home2/prof5966/public_html/wp-includes/functions.php on line 6131
Türk çiftçisine traktör ve tarım makineleri başta olmak üzere, mekanizasyon ve hayvancılık sektöründeki tüm yenikleri ve son gelişmeleri en doğru şekilde ulaştırıyoruz.
Follow
Abonelik Formu

TARMAKBİR Genel Sekreteri M. Selami İleri: “Traktör tescilleri yüzde 34,6 oranında azaldı”

TARMAKBİR Genel Sekreteri M. Selami İleri, son dönemde traktör pazarında yaşanan daralmayı rakamlarla ortaya koydu. İleri, “Son dönemde traktör pazarında belirgin bir daralma yaşıyoruz. 2025 yılı Ağustos ayında traktör tescilleri bir önceki yıla göre yüzde 54, yılın ilk sekiz ayında ise yüzde 34,6 oranında azaldı. Krediye erişimde yaşanan güçlükler, yüksek faiz oranları ve çiftçi gelirlerindeki gerileme bu süreci doğrudan etkiliyor” diyerek sektördeki mevcut durumu değerlendirdi.

Tarımsal mekanizasyonun üretim kapasitesi ve verimlilik açısından stratejik bir rol üstlendiğini belirten TARMAKBİR Genel Sekreteri M. Selami İleri, traktör pazarında son dönemde yaşanan daralmaya dikkat çekti. Sektörün yalnızca üretim değil, aynı zamanda finansman ve teknoloji boyutuyla da dönüşüm süreci yaşadığını vurgulayan M. Selami, tarım makineleri pazarının sağlıklı bir dengeye kavuşabilmesi için kredi koşullarının iyileştirilmesi, çiftçi gelirlerinin desteklenmesi ve yenileme yatırımlarının teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.

“Traktör alımlarında yüzde 90 oranında kredi kullanılıyor”

M. Selami İleri, yapılan analizlere göre çiftçilerin dörtte üçünün tarımsal faaliyetleri için dış finansman araçlarını kullandığını ifade etti. Bankaların payının son yıllarda yüzde 60 seviyelerine yükseldiğini belirten İleri, “Bankalardan kredi kullanan çiftçilerimizin önemli bir kısmı üretim faaliyetlerini finanse etmek amacıyla krediye başvuruyor. Ancak banka kredisi kullanan her 100 çiftçiden 30’u tarım makineleri almak için yatırım kredisi kullanıyor ve bu finansman modeli özellikle traktör alımlarında yüzde 90 oranında uygulanıyor” dedi.

M. Selami İLERİ – TARMAKBİR Genel Sekreteri

Son birkaç yıldır sektörde belirgin bir daralma yaşanıyor

2025 yılındaki pazar durumunu değerlendirmeden önce, 2023 yılında yüksek enflasyon ortamının traktör alımlarını öne çektiğini hatırlatan M. Selami İleri, “Yılın ilk üç çeyreğinde düşük faizli sübvansiyonlu krediler traktör talebini destekledi. Ancak 2023’ün son çeyreğinden itibaren faiz oranlarının hızla yükselmesi ve kredi şartlarının zorlaşmasıyla birlikte sektörde belirgin bir daralma yaşandı. Faiz oranları Ağustos 2023’te yüzde 29,4 seviyesindeyken Mart 2024’te yüzde 58,8’e yükseldi. Güncelde ise yüzde 45 seviyesinde. Bu seviyeler yatırım kararlarını ciddi biçimde etkiliyor. 2023 yılında traktör satışlarında yetkilendirilmiş devlet bankasının payı yüzde 70’ti, bugün ise yüzde 13’ün altına gerilemiş durumda” diyerek finansman koşullarındaki negatif havayı gözler önüne serdi.

“Belirsizlik ortamı, yatırım kararlarının ertelenmesine neden oluyor”

Krediye erişimin zorlaşmasının sektörün genelinde daralmaya neden olduğunu vurgulayan M. Selami İleri, çiftçilerin öncelikle tohum, gübre, ilaç ve enerji gibi temel girdilere yöneldiğini, bu nedenle traktör gibi yatırım kalemlerinin ertelendiğini söyledi.Ayrıca kuraklık ve don gibi çevresel faktörlerin yanı sıra mahsul fiyatlarının da beklentilerin altında kalmasının çiftçilerin yatırım iştahını azalttığını da belirten İleri, “Genel ekonomik ve siyasal gelişmelerin yarattığı belirsizlik ortamı, yatırım kararlarının ertelenmesine neden oluyor. Bu olumsuz sürecin bir süre daha devam etmesi bekleniyor” dedi.

2025 yılının ilk 8 ayında traktör tescili yüzde 35’e oranında azaldı

Son verilere göre 2025 yılı Ağustos ayında 1.945 adet traktörün trafik tescilinin gerçekleştiğini aktaran M. Selami İleri, bunun bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 54 azalış anlamına geldiğini belirtti. 2025 Ocak–Ağustos döneminde ise 27.431 adet traktörün tescil edildiğini, bunun da geçen yıla göre yüzde 34,6’lık bir düşüşe karşılık geldiğini ifade ederek “Traktör alımlarında özel bankalar ve alternatif finans kurumlarının devreye girmesi, firmaların düşük faizli krediler için bankalara katkı payı ödemesi, pazarın çok daha sert düşmesini engelledi” sözlerini kaydetti.

ABD’deki daralma, ihracatı olumsuz etkiliyor

TARMAKBİR Genel Sekreteri M. Selami İleri, küresel pazarlarda da benzer bir gerileme eğilimi olduğunu şu sözlerle vurguladı: “En büyük ihracat pazarımız olan ABD’deki daralma, ihracatımızı olumsuz etkiliyor. 2024 yılında ABD’ye yapılan traktör ihracatı 236 milyon dolardan 173 milyon dolara geriledi. Bu gerileme 2025 yılında da sürdü. 2025 Ocak–Temmuz döneminde ABD’ye traktör ihracatımız geçen yılın aynı dönemindeki 151 milyon dolardan 69 milyon dolara geriledi. Avrupa bölgesine yaptığımız ihracat ise 2025’in ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azaldı.”

“Kredi şartları ve erişim kolaylaştırılmalı”

İleri, genel ekonomik görünümdeki bozulma ve hayat pahalılığının doğal olarak sektörü de etkilediğini ifade etti. Tarıma özel sorunların (ithalat politikaları, ihracat yasakları, kuraklık, don vb.) gündemden düşmediğini belirterek, “Bu şartlar altında üretim yapmaya devam eden çiftçilerimiz için mekanizasyon desteği verilmesi, kredi faizlerinin yeniden değerlendirilmesi ve en önemlisi krediye erişimin kolaylaştırılması büyük önem taşımaktadır” dedi.

2026’da pazar yine çiftçi gelirlerine bağlı olacak

2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan M. Selami İleri, traktör satışlarının yine büyük ölçüde çiftçi gelirlerine bağlı olacağını belirterek “Tarımsal mekanizasyon makineleri bir yatırım aracıdır. Bu nedenle traktör ve ekipman satışı doğrudan çiftçi gelirleriyle ilişkilidir” ifadelerini kullandı.

İleri, kredi faiz oranları, devlet destekleri, girdi fiyatları ve politik gelişmelerin çiftçi gelirlerinde belirleyici olacağını da ekledi.

Yıl içindeki olumsuz gelişmeler 2025’e ilişkin tahminleri önemli ölçüde değiştirdi

Tarımın doğa koşullarına bağımlı olduğunu hatırlatan İleri, “Ne kadara satacağını bilmeden üretim yapmak, tarımın en büyük zorluklarından biridir. Bu durum, sektörümüzü doğrudan etkilemektedir. Nitekim 2025’e ilişkin tahminlerimiz, don, kuraklık ve politik gelişmeler nedeniyle önemli ölçüde sapmıştır” değerlendirmesinde bulundu.

“Eski traktörlerde 4 çeker tahrik, kuyruk mili ve hidrolik sistemler yetersiz”

Türkiye’de trafiğe kayıtlı yaklaşık 2,3 milyon traktör bulunduğunu ve bunların 2 milyonunun aktif olarak tarımda kullanıldığını belirten İleri, ancak bu tablonun göründüğü kadar dengeli olmadığını ifade ederek, “Türkiye’deki traktörlerin yaş ortalaması 26,1. 25 yaş ve üzeri 1,1 milyon traktör var ve bu grubun yaş ortalaması 42. 35 yaş üstü traktör sayısı 750 bin, 40 yaş üzerindekiler ise 640 bin civarında ve bu grubun yaş ortalaması 57,1. Eski traktörlerde 4 çeker tahrik, kuyruk mili ve hidrolik sistemler yetersiz. Çoğunda koruyucu kabin veya güvenlik sistemi bulunmuyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin tarımsal mekanizasyon düzeyi Avrupa’dan geride kalıyor

Türkiye’de traktör sayısının yüksek olmasının tarımsal üretim verimliliğinin arttığı anlamına gelmediğini de belirten İleri, CEMA, Dünya Bankası ve EUROSTAT verilerine atıfta bulunarak, “Türkiye’de 1.000 hektara 105 traktör düşerken bu sayı Almanya’da 146, İtalya’da 294, Fransa’da 78. İşletme başına traktör sayısı ise Türkiye’de 1, Almanya’da 6,5, Fransa’da 3,5, İtalya’da 1,9. Fransa ve Almanya’da ortak makine kullanım sisteminin yaygın bir şekilde kullanılıyor. Bu göstergeler Türkiye’nin mekanizasyon düzeyi açısından Avrupa’nın gerisinde kaldığını gösteriyor” sözlerini kaydetti.

“Parkın gençleşmesi için yıllık 80–90 binlik pazar oluşması gerekiyor”

Ekonomik ömrünü doldurmuş traktörlerin hem verim kaybına hem de maliyet artışına yol açtığını belirten M. Selami İleri, “Eski traktörlerle çalışmak, yüksek yakıt ve yağ tüketimi nedeniyle çiftçilere verilen destekleri adeta geri almaktadır. Ayrıca bakım-onarım maliyetleri artmakta, iş ve zaman kayıpları yaşanmakta ve güvenlik riskleri yükselmektedir. AB ülkelerinden elde edilen verilere göre, ölümle sonuçlanan kazaların yüzde 69’unda 12 yaşından büyük traktörler yer alıyor. Bu durum hem ekonomik hem çevresel açıdan ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Mevcut traktör parkının gençleşebilmesi için yıllık 60 bin adetlik satış yeterli olmuyor. Türkiye’de traktör parkının hissedilir biçimde yenilenebilmesi için yıllık 80–90 bin adetlik bir pazar oluşması gerekiyor” dedi.

Dijital entegrasyon yeterli seviyeye ulaşmadı

Modern tarımda dijital entegrasyonun önemine de değinen İleri, “ISOBUS uyumluluğu açısından Türkiye oldukça geride. Arjantin’de traktörlerin yüzde 17’si, Brezilya’da yüzde 23’ü bu teknolojiye sahipken, Türkiye’de oran istatistiksel olarak anlamlı bir düzeye ulaşamadı.Aynı durumun otomatik dümenleme sistemli traktörlerde de geçerli. ABD ve Kanada gibi ölçek ekonomisini yakalamış ülkelerde bu oran çoğunluktayken, Türkiye’de pazarın çok küçük bir bölümünü oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

“Ortak makine kullanımı kaçınılmaz”

TARMAKBİR Genel Sekreteri M. Selami İleri, traktör konusunun yalnızca teknik değil, sosyolojik ve yapısal boyutları da olduğunu belirterek “Traktör, her çiftçinin kişisel malı değil, üretim kapasitesinin bir bileşenidir. Bu nedenle ortak makine kullanımı, Türkiye açısından en rasyonel çözüm olarak öne çıkmaktadır. Avrupa’da uzun süredir uygulanan ortak kullanım modellerinin kaynakların verimli kullanımı ve teknolojiye erişimin yaygınlaşması açısından başarılı oluyor. Türkiye’nin de bu modele kademeli biçimde geçmesi kaçınılmaz görünüyor” açıklamalarında bulundu.

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Article

Massey Ferguson, Tarla Günleri ile çiftçilerle buluştu

Next Article

Deutz-Fahr 6170.4 ağır işlere güçlü yanıt veriyor

Related Posts
Total
0
Share